Page 1

www.metropoldergileri.com

1


RÖPORTAJ

2


www.metropoldergileri.com

3


RÖPORTAJ

4


www.metropoldergileri.com

5


RÖPORTAJ

6


www.metropoldergileri.com

7


YAYIN KURULU BAŞKANI

8

Ömer Faruk MEYDAN SANAYİCİ / YAZAR

Üretmeden tüketmemek tek gayemiz 2018 yılını geride bırakmaya hazırlanırken neler yaşadık bir düşünelim isterseniz? Ülke olarak bir seçim geçirdik. Umutla piyasaların düzeleceğini düşünürken hiç ummadığımız zamanda ummadığımız bir olayla ekonomimiz çöküşe geçti. Kimileri bu ekonominin çöküşünü dört gözle beklemiş gibi avantaja çevirdi kat kat para kazandı. Ülkemizi devletimizi bu zor zamanlarda bizim gibi yalnız bırakmayan iş adamları da elbette var. İstikrar devam etsin var olmaya devam etmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Zararlarımızı unutup nasıl yararlı oluruz bunun derdindeyiz. Üretmeden tüketmemek tek gayemiz. Evet, 2018 ülkemiz adına çok iyi geçmemiş olabilir fakat her sonun yeni bir başlangıç olduğunu bildiğimiz için 2019’dan çok umutluyuz. Aralık ayı biz Konyalılar için her zaman farklı anlamlar taşır. Konya’ da Mevlana’nın değimiyle düğün zamanı. Konya’da uzun süre yaşayan hoşgörü, şefkat ve sevginin simgesi haline gelmiş Mevlana için bu yıl 745. si düzenlenen Vuslat Yıldönümüne her sene olduğu gibi bu senede ilgi oldukça büyük. Yerli yabancı yediden yetmişe herkesin Konya’ya gelmesi 745 yıl önce başlayan sevginin bitmediğinin, kuşaktan kuşağa aktarıldığını en güzel örneği.


www.metropoldergileri.com

9


RÖPORTAJ

10


www.metropoldergileri.com

11


EDİTÖRDEN

12

Seycan ÇAKIR

s.cakir@metropoldergileri.com ED İTÖR

Yine gel... Yine yeni bir sayı ile karşınızdayız. Her sayımızda olduğu gibi bu dergimizde de şehrimizin değerleri Metropol’ün yüzünde. Aralık ayı kapak konuğu olarak ağırladığımız Özel Konyagöz Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Fikret Uçar ile göz ve göz sağlığı üzerine konuştuk. Konyagöz Hastanesi ve Sayın Uçar’ın şehre kattığı değer ve hizmet röportajımızda. Kaçırmayın! Ve yine yeni bir Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri heyecanı yaşıyoruz. Tüm Türkiye’den, tüm dünyadan misafirler ağırlıyoruz, “yine bekleriz” çağrısında bulunuyoruz. Çabamız, yüzyıllar boyunca devam eden Selçuklu Mevlevi kültürünü, misafirperverliğini en iyi şekilde göstermek ve her geçen yıl daha da artan konuklara şehrimizi unutulmaz kılmak. Aralık ayı dünyanın gözünün Konya’ya döndüğü, Hazreti Pir’in çağrısı ile yollara düştüğü ay. Ebedi bir düğünün mistik atmosferini tatmak ve manevi duyguları dorukta Konya’ya gelen misafirlerimiz için bu ruhu yaşatmak, hissettirmek bizim için oldukça önemli ve üstüne titizlikle çalışılması gereken bir konu. Tüm Konyalılar olarak; sanayisi, kurumu, esnafı ile Aralık ayının şehrimiz için önemini iyi kavramak ve bu doğrultuda tüm organlarımızla seferber olmamız gerek. Eksik kalmış her yanımız sosyal medya gibi mecralarda bize ‘’Konya tadilat dolayısıyla kapalı’’ şeklinde döner. “Gel” çağrısı yapan Pir’in üzerine “git” reklamı yapmayalım! Gerektiğinde uzman görüşü alacak tevazu’u gösterelim. Sağlıcakla kalın..


www.metropoldergileri.com

13


RÖPORTAJ

14

İÇİNDEKİLER Kapak Konusu

28

OP. DR. FİKRET UÇAR ÖZEL KONYA GÖZ HASTANESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Köşe 14 DUVAR

Yerel, Süreli • Kasım-Aralık/2018 YAYINCI / İMTİYAZ SAHİBİ

20 HABERLER

YAYIN KURULU BAŞKANI Ömer Faruk MEYDAN

74 SAĞLIK

GÖRSEL YÖNETMEN Ahmet TOK

HUKUK DANIŞMANI Av. Seda KARA

BASKI

PROJE KOORDİNATÖRÜ Beyzat AKSOY

KATKIDA BULUNANLAR Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK, Dr. Serdar AYDEMİR, Prof. Dr. Hüseyin ELMAS, Mustafa TATLISU, Ceyhun KÜÇÜKÖZMEN, Şakir TÜRKAN, Elif AYDEMİR, Şeref DEVECİOĞLU

Fevzi Çakmak Mh. Aslım Cd. Kobisan San. Sit. No: 67 Karatay/KONYA E-mail: bilgi@ayrintiofset.com Tel : 0332 342 65 80 Faks: 0332 342 65 81

KURUMSAL İLETİŞİM ASİSTANI Canan ŞAYİR

YÖNETİM YERİ

DAĞITIM

GRAFİK TASARIM

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ahmet ÇAKIR YAYIN KOORDİNATÖRÜ Seycan ÇAKIR

Ömer Faruk MEYDAN Mustafa TATLISU Prof Dr. Kayhan ÖZTÜRK Rasim MÖVSÜMOV TUĞBA BALDEDE Emine DENİZ

60 ARAŞTIRMA

REKLAM KOORDİNATÖRÜ Demet GÜRBÜZ Adına Seycan ÇAKIR

6 26 62 68 72 76

KAPAK FOTOĞRAFI Beyzat AKSOY

Akabe Mh. Şehit Furkan Doğan Cd. Bey Plaza A Blok 5/503 Karatay/ KONYA Tel: 0332 323 10 18 Faks: 0332 323 10 19 www.metropoldergileri.com info@metropoldergileri.com

Dergide yayınlanan yazı, fotograf, illustrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz ya da kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz, alıntı yapılamaz.

Aralık 2018


Kasım - Aralık 2018

20

46

54

38

Röportaj

40 MURAT İÇİL KOYUNCU OTOMOTİV OTOMOBİL SATIŞ MÜDÜRÜ

Haberler

SAYI

57

44

PROJE ATÖLYELERİNDE ÖĞRENCİLER 2023’E KOŞUYOR

50

KARATAY BELEDİYESİ İHTİYAÇ SAHİPLERİNİN HER ZAMAN YANINDA

56

MODERN ÇEHRESİYLE YENİ BİR MERAM YÜKSELİYOR

www.metropoldergileri.com

15


DUVAR

16

Konya Basın Konseyi’nden Vali Toprak’a ziyaret Konya Basın Konseyi Başkanı Mustafa Tatlısu ve Yönetim Kurulu Üyeleri Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.

zır olduklarını ifade etti. Toprak, kamuoyuna doğru bilgilerin aktarılması için basının ihtiyaç duyduğu bilgi akışının sağlanması için kolaylıklar sağlanacağını aktardı.

Valilik makamında gerçekleşen ziyarette, yazılı ve görsel medyanın durumu ile ilgili görüşler bildirildi. Vali Toprak ise, medya ile iş birliğine ha-

Vali Toprak’a yeni görevinde başarılar dileyen Başkan Tatlısu ise, Konya basını olarak her zaman Valiliğin yanında olduklarını belirtti.

Şeb-i Arus için “Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu Hz. Mevlana’nın 745’inci Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i Arus) kapsamında, programları takip edecek basın mensupları için Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya İl Müdürlüğünce “Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu. Hz. Mevlana’nın 745’ inci Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri ( Şeb-i Arus) 7-17 Aralık tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilecek. Yurt içinden ve yurtdışından programları takip etmek üzere Konya’ya gelecek yerli ve yabancı basın

mensuplarına yardımcı olunması bakımından, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya İl Müdürlüğü ve Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle, “Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu. Büro, etkinlikler süresince Konya İl Kültür ve

Turizm Müdürlüğü bünyesindeki Turizm Danışma binasında hizmet verecek. Türkiye’nin uluslararası seviyede gerçekleştireceği en önemli kültür ve sanat organizasyonlarından biri olan ve bu yıl yaklaşık 55 bin misafirin ağırlanacağı Şeb-i Arus etkinliklerinin kamuoyuyla paylaşılması noktasında, hizmet verecek olan basın irtibat bürosunun yanı sıra, Mevlana Kültür Merkezinde “Basın Masası” oluşturuldu. Ayrıca, basın mensuplarının akreditasyon işlemleri de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya İl Müdürlüğünce yürütülecek.

“Aile Şirketlerinde Yönetim ve Kurumsallaşma Paneli” Konya’da gerçekleştirildi Mevlâna Kalkınma Ajansı ve Konya Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “Aile Şirketlerinde Yönetim ve Kurumsallaşma Paneli” Konya’da gerçekleştirildi. Aile şirketlerinin etkin yönetimi, karşılaşılan zorluklar, aile şirketlerinin değişme uyum sağlaması, kurumsal yönetim, şirketler için aile anayasası, yönetimdeki aile bireyleri arasında iletişim ve finansal planlama gibi konuların değerlendirildiği panele konuşmacı olarak katılan TAİDER Başkanı Aydın ÖĞÜCÜ, aile şirketlerinin kurumsallaşma ve nesilden nesile devir sürecinde yaşanan temel sorunlara değindi. Ailenin kurumsallaşması ile işletmenin kurumsallaşma ihtiyaç ve dinamiklerini birbirinden ayrı değerlendirmek gerektiğinin altını

çizen Öğütcü “Ailenin kurumsallaşmasından bahsederken aile kültür ve değerleri, aile konseyi, aile anayasası, haleflik, hissedarlık politikası gibi kavramlar karşımıza çıkıyor. İşletmenin kurumsallaşmasında ise kurumun yapısı ve süreçlerin tanımlanması, yetki, sorumluluk ve rollerin belirlenmesi, hesap soranla hesap verenin ayrıştırılması, standart uygulamaların ve denetim mekanizmasının oluşturulması vardır. Sürdürülebilirlik ise ancak ailenin ve işin birlikte kurumsallaşması ile mümkündür.

Özellikle nesil geçişlerinde kurumsallaşma, sürdürülebilirlik için vazgeçilmezdir. Araştırmalar göstermektedir ki, sürdürülebilirlik yönünde etkili adımlar atan şirketler aynı zamanda daha hızlı büyümeyi de sağlayabilmektedir” dedi.


Avrupa Badminton Şampiyonasında Konyalı Sporculardan Madalya Yağmuru Fransa’da yapılan Bedensel Engelliler Avrupa Badminton Şampiyonasında İlimiz Sporcuları 7 madalya kazandı.

27 ülkeden 149 sporcunun mücadele ettiği Bedensel Engelliler Avrupa Badminton Şampiyonasında milli sporcularımızdan Emine Seçkin tek

bayanlarda altın, çift bayanlarda gümüş, karışık çiftlerde ise gümüş madalya kazandı. Sporcularımızdan İlker Tuzcu çift erkeklerde altın, tek erkeklerde gümüş, Zehra Bağlar ise tek bayanlarda gümüş, çift bayanlarda bronz madalya kazanarak ilimize ve ülkemize büyük gurur yaşattılar.

Dutlu Koruluğu Bu Kez Eğitim Camiasına Ev Sahipliği Yaptı

Dutlu Koruluğu bir önemli toplantıya daha ev sahipliği yaptı. Meram bölgesinde 4.5 yıl içinde gerçekleştirilen yatırım ve atılımlar hakkında öğretmenlere bilgi veren Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, bu süre zarfında en büyük başarılarının fiziki, sosyal ve kültürel yatırımların yanında ‘İnsana dokunmak’ olduğunu kaydetti. Belediyeler olarak önemli yatırımlar yapıldığını söyleyen Toru, “Yatırımlar kadar önemli olan onların içini doldurarak, katacağınız ruhtur. Biz her yatırımımıza bu ruhu kazandırmak adına, geleceğimizin emanetçisi çocuklarımıza da yatırım yaptık” diye konuştu. Dutlu Koruluğu bu kez de eğitim camiasına ev sahipliği yaptı. Meram Belediye Başkanı Fatma Toru ile Meram İlçesinde görevli öğretmenleri, Okul Müdürlerini ve Şube Müdürlerini buluşturan toplantıda, son 4.5 yıl içinde yapılan önemli yatırımlar ve Meram’ın gerçekleştirdiği atılım konuşuldu. İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy’un da katıldığı toplantıda söz alan Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Dursun Ali Kaban, Meram Belediyesi’nin eğitim adına birçok başarılı projeyi hayata geçirdiğini hatırlatarak Başkan Toru ve ekibine teşekkür etti.

KONESOB’a bağlı Oda genel sekreterleri eğitim semineriyle bilgilendirildi

Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KONESOB)’ne bağlı 84 Meslek Odası’nın genel sekreterleri, düzenlenen eğitim semineriyle bilgilendirildi. Seminerin açılışında KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak bir selamlama konuşması yaptı. Esnaf Teşkilatı, meslek odaları, esnaf ve sanatkarlar açısından genel sekreterliğin önemine değinen Başkan Muharrem Karabacak, 5362 sayılı kanun çerçevesinde KONESOB’a bağlı 84 Esnaf Odasında görev yapan genel sekreterlerin dönem dönem seminerler ve konferanslar aracılığıyla bilgilendirildiğini söyledi. Oda genel sekreterlerinin Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü Esnaf Bilgi Sistemi (ESBİS)’ni tam anlamıyla kullanmalarının kurumsallık adına büyük önem arz ettiğini belirten Başkan Karabacak, ESBİS sisteminin hem Odalar hem de Oda üyesi esnaf ve sanatkarların işlerini kolaylaştırmak adına hizmet verdiğini ifade etti. Konuşmasında Oda genel sekreterlerinin uyumunun Esnaf Teşkilatı adına örnek olduğuna dikkat

çeken Karabacak, eğitim seminerinin hayırlı olması temennisinde bulunarak, katılımcı tüm genel sekreterlere başarılar diledi. Seminerde, Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü Mühendisi Uğur Özbek, NACE kodlamaları ve işleyişi, ESBİS sisteminin kullanımıyla ilgili konularda bilgilendirme yaptı. KONESOB Eğitim Müdürü Zehra Kaya da, 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu ve ilgili mevzuat konuları, yazışma teknikleri, resmi yazışmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar konularında genel sekreterleri bilgilendirdi. Seminerin sonunda KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak, genel sekreterler ve KONESOB personeliyle günün anısına aile fotoğrafı çektirdi.

www.metropoldergileri.com

17


DUVAR

18

Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne İki Yeni Bölüm Daha Açıldı

Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde Bozkır’da açılan ‘Acil Yardım ve Afet Yönetimi ile Odyoloji Bölümleri’nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleşti. Bozkır’da öğrenim gören Sağlık Bilimleri Fakültesi ve meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik açılış dersini ise ‘İnsanoğlunun Yeryüzündeki Bilgi Kaynakları’ konulu

sunumuyla Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin verdi. Selçuk Üniversitesi’nin 17 farklı ilçede 22 meslek yüksekokulu ve 77 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en kalabalık üniversitesi arasında yer aldığını söyleyen Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Görev yaptığımız 2,5 yıllık süreçte eğitim fakültesi, eczacılık fakültesi, İslami ilimleri fakültemizi eğitime açtık. Hemşirelik fakültesi kuruldu ve daha önceden açılan Sivil Havacılık Okulumuz var. Diğer alanlarda da eksikleri gidermeye çalıştığımız gerçek manada kompakt birbirini tamamlayan bir üniversite yapısına dönüştürmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede Milletvekilimiz

OSBÜK’ten Enflasyonla Topyekun Mücadele Programına tam destek bir ekonomi demektir. Enflasyon demek, maliyet artışı ve işsizlik demektir. Bu anlamda OSB camiası olarak, bize yıllarca büyük bedeller ödeten enflasyon canavarını yeniden hortlatmamak için verilen tüm mücadelenin tam destekçisiyiz” şeklinde konuştu. Organize Sanayi Bölgelerinin çatı kuruluşu OSBÜK, Enflasyonla Topyekun Mücadele Programına tam destek verdi. Türkiye’nin en öncelikli alanlarından birisinin yüksek enflasyonla mücadele olduğunun altını çizen OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, “Türkiye’nin üreten gücü olarak, 325 OSB’mizle bu mücadeleye tam destek veriyoruz” dedi. Organize Sanayi Bölgelerinin Türkiye’nin üreten gücü olduğunu ve içinde bulunduğumuz süreçten en fazla etkilenen kesimlerden birisinin de üreten kesim olduğunu vurgulayan Kütükcü, “Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan ve tüm bakanlıklarımızın, STK’larımızın, iş dünyası temsilcilerimizin destek verdiği Enflasyonla Topyekun Mücadele Programını son derece yerinde buluyoruz. Çünkü biliyoruz ki, enflasyon demek, istikrarsız

OSB’lerin enerji yükünü hafifletecek destekler bekliyoruz Enflasyonla Topyekun Mücadele Programında Bakan Albayrak’ın KDV iadelerinin yılsonuna kadar ödeneceği, işverenlere istihdam desteği verileceği, elektrik ve doğalgaza yılbaşına kadar yeni zam yapılmayacağı gibi açıklamalarının da önemli olduğunu aktaran Kütükcü, “Sanayi tesislerimizi korumak, bu dalgalı süreçten en az hasarla çıkarmak ülkemizin geleceği açısından son derece önemli. Burada sanayi tesislerine verilen başta istihdam desteği olmak üzere, her türlü destek çok anlamlı. Ayrıca OSB’lerimizde çok ciddi enerji maliyet artışlarıyla karşı karşıyayız. Camia olarak bu konuda da, enerji yükünü hafifletecek destekler bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Ziya Altunyaldız’a teşekkür ediyoruz. Güzel bir çalışma ortaya koyduk koymaya da devam ediyoruz. Bu vatanın her karış toprağı bizimdir. Bozkır ya da Konya diye ayırım yapamayacağız. Şundan; emin olun buraya dev bir lojistik üst kuracağız. Arama kurtarmayla ilgili Konya ve İç Anadolu coğrafyasının merkez üssünü kuracağız. Kar, kara ve hava araçları olacak, tırmanma duvarları olacak. Arama kurtarmayla ilgili her türlü altyapı olacak. Buranın ilk öğrencileri olarak da bu üstte iş bulma şansı da sizin olacak bundan emin ve müsterih olunuz. Alanınızda en iyi olmanız için elimizden gelen her türlü desteği sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

TSYD’den bir başarı daha

Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Spor Kulübü (TSYD) Konya Şubesinin başarılı sporcusu Seyfi Atamer, katıldığı Cumhuriyet koşusunda da kürsüye çıktı. Geçtiğimiz hafta Kocaeli’nde düzenlenen Uluslararası Cumhuriyet koşusuna katılan ve 10 bin metreyi 39.30’luk dereceyle 2. olarak tamamlayıp kürsüye çıkan TSYD’nin başarılı atleti Seyfi Atamer, ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Yarıştan sonra duygularını paylaşan Seyfi Atamer, gençlere örnek olmak için koşmaya devam edeceğini belirterek, müsabakaya katılmasında destek olan Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürü Ömer Ersöz ve TSYD Konya Şube Başkanı Murat Dönmez ile yarışma sponsoru olan TÜRSAN Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İsa Akpınar’a a teşekkür etti.


KSO’da İhracat Destek Ofisi kuruldu Ekonomi Bakanlığı ve TOBB arasında Türkiye’de 16 ilde 25 Odada İhracat Destek Ofisi kurulmasına yönelik protokol imzalandı. Konya Sanayi Odası da, firmaları ihracata teşvik etmeyi ve ihracatçılara kılavuzluk yapmayı hedefleyen İhracat Destek Ofisinin kurulacağı odalar arasında yerini aldı. TOBB’da Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen İhracat Destek Ofisi İşbirliği Protokolü İmza Törenine Konya Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Veli Tekelioğlu katıldı. Konya Sanayi Odası’nın kurulan İhracat Destek Ofisiyle firmalara ihracat konusunda etkin rehberlik edeceğinin altını çizen Tekelioğlu, açıklamasında Konya’nın ihracatta çok önemli başarılara imza attığına ancak

henüz gerçek potansiyeline ulaşamadığına dikkat çekti. Tekelioğlu şunları söyledi: “Konya’da 2000 yılında sadece 352 ihracatçı firmamız vardı. Bu sayı 2017 yılında bin 895’e çıktı. Bu yılın Ocak-Eylül döneminde ise bin 869 firmamız ihracat yaptı. Yılsonuna kadar bu sayının daha da artacağını öngörüyoruz. İhracatçı firma sayımızdaki artış ve 1.5 milyar doları aşan ihracatımız elbette mem-

nuniyet verici. Ancak Konya, daha fazlasını yapabilecek potansiyele sahip bir şehir. Konya Sanayi Odası olarak, şehrimizin ihracatını geliştirmek amacıyla, yurt dışı iş gezileri, B2B görüşmeleri gibi pek çok çalışmaya imza attık. Bundan sonra da çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. İnşallah İhracat Destek Ofisimiz de sahada aktif olarak yer alarak, Konya’nın ihracatını artırmaya yönelik faaliyetler yürütecek” şeklinde konuştu.

www.metropoldergileri.com

19


DUVAR

20

KOBİ’lere ışık tutacak projenin startı verildi

Konya Sanayi Odası tarafından şehre kazandırılan Innopark Konya Teknoloji Geliştirme Bölgesi tarafından yürütülecek, KOP Bölgesindeki KOBİ’lerin, inovasyon yeteneklerini ve rekabetçiliklerini geliştirmelerine destek vermeyi amaçlayan KOBİMENTÖR Projesi’nin Lansman Toplantısı yapıldı. Toplantıda

projenin KOBİ’lere ışık tutacağının altı çizildi. KOP Bölge Kalkınma İdaresi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Innopark Konya Teknoloji Geliştirme Bölgesi işbirliğiyle hayata geçirilen projenin lansman toplantısında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, projenin Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde illerindeki 54 KOBİ’nin, kurumsallaşma düzeylerinin iyileştirilmesini, inovatif bir yapıya kavuşturularak daha yüksek katma değer üretmelerini hedeflediğini söyledi. Innopark sadece Konya’ya değil, tüm bölgeye destek veriyor Kütükcü, “Konya Sanayi Odamızın öncülüğünde kurulan Innopark’ın temel amacı, Konya ve

bölgemizde yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesine öncülük etmek. Elhamdülillah bugün, bu konuda öncülük etme amacımıza ulaştığımızı görüyoruz. Geldiğimiz noktada Innopark’ın mevcut binasında yüzde 100 doluluk oranına ulaştık. Ayrıca 3 yeni bloktan oluşan 7500 metrekarelik ek inşaatımızı da tamamlayarak kullanıma aldık. Böylece daha fazla firmamıza Innopark’ın imkanlarından yararlanma imkanı sunduk. Ek blokların kullanıma alınması ile Innopark’taki kiralanabilir alanı 5 katına çıkardık. 1 Temmuz’da kullanıma aldığımız üç bloktan birinde doluluk oranı yüzde 83’e, diğerinde yüzde 38’e ulaştı. Innopark’taki firma sayısı 50’ye yaklaştı” diye konuştu.

Selçuk’ta Yabancı Öğrencilere Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı Göç Uzmanı Ramazan Şimşek, İl Göç Uzmanı İsa Sarıçiçek, öğretim üyeleri ve yabancı öğrenciler katıldı.

Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Uluslararası Göç Ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yabancı uyruklu öğrencilere yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Selçuk Üniversitesi Rektör Danışma Prof. Dr. Tahir Balevi, Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Semih Büyükipekçi, Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü Yabancılar Çalışma Grup Başkanı ve

Programın açılış konuşmasında Selçuk Üniversitesi hakkında bilgi veren Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Semih Büyükipekçi, “Eğitim – öğretim hayatına 1975 yılında 2 fakülte, 7 bölüm 327 öğrenci ve 2 kadrolu öğretim üyesiyle başlayan Selçuk Üniversitesi, bugün 23 fakülte 6 enstitü, 6 yüksekokul, 22 meslek yüksekokulu, 1 devlet konservatuvarı, 45 araştırma ve uygulama merkezi ve 70 bini aşan öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük üniversiteleri arasında yer almaktadır. Ayrıca üniversitemiz bünyesinde 114 ülkeden toplamda 2 bin 500’e yakın yabancı uyruklu öğrenci eğitim görmektedir”

Bilal Çiloğlu Dünya Şampiyonu Oldu

Gençler Dünya Judo Şampiyonasında Konya ve Olimpik Havuz sporcumuz Bilal Çiloğlu Dünya Şampiyonu oldu. Bahama’nın Nassau kentinde devam eden

Gençler Dünya Judo Şampiyonası’nda 73 kiloda tatamiye çıkan Konya Olimpik Havuz sporcumuz Bilal Çiloğlu, altın madalya kazanarak birincilik kürsüsünde yer aldı. Çiloğlu, ilk turu bay geçip ikinci maçında Kanadalı, üçüncü karşılaşmasında Kübalı, çeyrek finalde Kazak, yarı finalde ise Yunan rakibini yenerek finale yükseldi. Finalde Japon Tsukamoto’ya karşı zorlu bir müsabaka çıkaran Çiloğlu normal sürenin bitimine 4 saniye kala waza-ari puanıyla durumu eşitledi. Altın skorda ikinci waza-ari puanıyla da altın madalyanın sahibi oldu.

diye konuştu. Aralık 2017’de kurulan Uluslararası Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin çalışmalarını hızlı ve etkin bir biçimde yürüttüğünün altını çizen Turizm Fakültesi Dekan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Semih Büyükipekçi, “Kuruluş misyonu çerçevesinde merkezimiz, başta ülkemiz olmak üzere dünya genelinde uluslararası göç ve diaspora hareketlerinin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutları kapsamında bilimsel araştırma, uygulama, eğitim ve dokümantasyon çalışmalarına hızlı bir şekilde başlamıştır. Ayrıca farklı araştırmacılar politika yapıcılar, uluslararası organizasyonlar ve sivil toplum kuruluşları arasında diyaloglar oluşturmak, uluslararası göç ve diaspora alanında yürütülen araştırmaları geliştirmek ve bu alandaki sorunlara kalıcı ve yapıcı çözümler üretmeyi amaçlamıştır dedi.

Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak Dünya Şampiyonu olan sporcumuz Bilal Çiloğlu’nu ve sporcumuzu yetiştiren antrenörü Hakan Aydoğan’ı tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.


Karatay Asfalt Rekoru Kırıyor

Karatay Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Ekipleri, ilçe merkezinde ve merkeze uzak mahallelerde sıcak asfalt, sathi kaplama, asfalt yama, parke ve bordür çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, Karatay’ın hem Konyalılar hem de Konya’ya yurt içi

veyurtdışındangelenziyaretçileriçinadetaşehrin vitrini olduğunu belirterek; Hemşerilerimize ve dünyanın dört bir yanından Hazreti Mevlana’nın çağrısına uyarak Karatayımıza gelen misafirlerimize sokakları, caddeleri kaldırımları ile örnek bir Karatay sunmak bizim asli görevimizdir.”dedi. Başkan Hançerli, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin yapılan çalışma programı doğrultusunda Karatay’ın değişik mahallelerinin cadde ve sokaklarında çalışmaların hız kesmeden sürdürdüğünü belirtti. Başkan Hançerli, çalışmalar kapsamında Çatalhöyük, Ulubatlı Hasan, Karakulak, İstiklal, Akifpaşa, Büyüksinan, Nakipoğlu,

Karaaslandede, Fevziçakmak, Erler, Erenler ve Saraçoğlu Mahallelerinde asfalt çalışması gerçekleştirilirken; ihtiyaç duyulan yerlerde parke bordür, rögar çalışması, asfalt yama ve çevre düzenleme çalışmalarının da yapıldığını belirtti. 2 Milyon Tona Yakın Sıcak Asfalt Serimi Gerçekleştirildi Başkan Hançerli göreve geldikleri günden bu yana 6.424.737 metrekare alanda 1.882.961 ton sıcak asfalt serimi, 1.632.138 metrekare alanda parke çalışması, 1.034.558 mtül bordür serimi, 5.050.694 m² sathi kaplama yaptıklarını dile getirdi.

4 bin yıllık tarihi Zengibar Kalesi turizme kazandırılıyor

Konya Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetleme Bürosu(KUDEB) tarafından antik kent Zengibar kalesinin koruma amaçlı imar planı çalışmalarına başlanıldı. İmar planı çalışması kapsamında KUDEB yetkilileri Bozkır’da Zengibar kalesini gezdi ve daha sonra Bozkır Belediye Başkanı İbrahim Gün’ü ziyaret ederek, çalışmaların yürütülme aşamasını istişare etti. Koruma amaçlı imar planı çalışmasının çok kısa bir sürede bitirilmesini hedeflediklerini, 2019 yılının ilk aylarında onaya sunmak için de yoğun çalıştıklarını belirten KUDEB yetkilileri, bu çalışmanın tamamlanması ve onaylanması sonrasında kalenin kazı çalışmalarına önayak olacağını söyledi. Zengibar kalesinin 4 bin yıllık tarihi olduğunu ve bu 4 bin yılı gün yüzüne çıkarmak için yoğun uğraş verdiklerini belirten Bozkır Belediye Başkanı İbrahim Gün, koruma amaçlı imar planı ça-

lışmasının kalenin gün yüzüne çıkması yolunda en önemli çalışmalardan biri olduğunu vurguladı. Koruma amaçlı imar planı çalışmasını yürüten KUDEB çalışanlarına teşekkür eden Başkan Gün, “Zengibar kalesinin turizme kazandırılması, Bozkır olarak en önemsediğimiz hayallerden bir tanesidir. Burada başlayacak olan çalışma bu yüzden bizler için çok büyük anlamlar taşıyor. Başlamak, bitirmenin yarısıdır derler. İnşallah biz de güzel bir giriş yaptık ve bu imar planı çalışmasıyla birlikte tarihi antik kent Zengibar kalesinin turizme kazandırılması için önemli mesafe almış olacağız” dedi. Zengibar kalesinde daha önce yapılan üst kazı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Gün, “daha önce yapılan üst kazı çalışmalarında şehrin içerisinde 27 adet tapınağın bulunduğu saptanmış, pazar yerleri, sütunlu cadde, zafer takları saptanmıştı. Şuan kalede ayakta duran tek yapı, Roma İmparatoru Hadrianus’un şehre gelişi anısına inşa edilmiş zafer takıdır. Daha önce yapılan yüzey araştırmaları bizlere şunu göstermektedir ki, detaylı bir kazı çalışmasında koca bir şehir tüm bütünlüğüyle ortaya çıkacak, 4 bin yıllık antik kent gün yüzüne çıkacak, tarihe ışık tutacaktır” diye konuştu.

Konya Tanıtım Günleri Fuarında Selçuklu Standı Büyük İlgi Gördü Konyalı Sanayici ve İş Adamları Derneği (KONSİAD) tarafından İstanbul Yenikapı Fuar Alanında düzenlenen “Konya Tanıtım Günleri” ne katılan Selçuklu Belediyesi her yönüyle ilçeyi tanıttığı standı yoğun ilgi gördü. İstanbul Yenikapı Fuar Alanında 22-25Kasım tarihleri arasında yurtiçi ve yurtdışından binlerce misafiri ağırlayan fuarda Konya’ya özgü geleneksel ve kültürel ürünler başta olmak üzere şehrin tarihi, kültürel ve sosyal hayatı fuara damga vurdu. Konya Tanıtım Günleri Fuarına büyük bir stantla katılan Selçuklu Belediyesi ilçenin her açıdan tanıtımını gerçekleştirdiği stant yoğun ilgi görürken, şehre değer katan yatırımlara geniş yer verildi. Dünyanın ve Türkiye’nin farklı noktalarından fuarı gezmek için gelen binlerce ziyaretçinin buluşma noktası olan fuarda kadim Selçuklu Medeniyeti başta olmak üzere Konya’nın tarihi ve kültürel değerleri ve Selçuklu Belediyesi’nin faaliyetleri anlatıldı. Çok sayıda Konyalı ziyaretçinin akın ettiği fuarda Selçuklu Belediye’nin faaliyetleri hakkında bilgi alan vatandaşlar, Konya’dan gelen hemşehrileri ile sohbet ettiler. www.metropoldergileri.com

21


HABER

22

Konyalı KOBİ’lere sınai mülkiyet desteği Konya Sanayi Odası ile Türk Patent ve Marka Kurumu arasında Konya Hezarfen Teknoloji ve Tasarım İşbirliği protokolü imzalandı. Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan tarafından imzalanan protokolle, 30 Konyalı sanayi işletmesine marka, patent, faydalı model gibi sınai mülkiyet hakları konusunda bire bir danışmanlık verilecek. Konya Sanayi Odası’nda düzenlenen protokol imza törenine Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ve yönetim kurulu üyeleriyle, projeden yararlanacak sanayiciler de katıldı. İmza töreninde konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, Hezarfen Teknoloji ve Tasarım İşbirliği protokolüyle Konyalı 30 firmanın sınai mülkiyet potansiyelinin tespit edilerek, bu firmalara danışmanlık hizmeti verileceğini söyledi. Dünyada artık fiyata dayalı rekabet döneminin kapandığına, ürününü farklılaştıran, geliştiren, içine daha fazla bilgi katan ve tüm bunları tescilleyen işletmelerin küresel rekabette öne çıktığına işaret eden Kütükcü, imzalanan projenin de işletmelerin hem bugününe hem de geleceğine yatırım yapmalarında, doğru stratejiyi belirlemelerinde çok anlamlı olduğunu aktardı.

Konya sıralamada iyi bir yerde

Marka, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım gibi sınai mülkiyet haklarının, üreticinin bir nevi tapusu olduğuna da vurgu yapan Kütükcü, “Sınai mülkiyet hakları aslında o ürünün tapusu gibi. Ürettiğiniz ürünün sınai mülkiyet haklarını almamışsanız aslında o ürünün tam olarak sahibi de olamıyorsunuz. Yani ürünün üzerinde hak iddia edebilmek, o ürünü küresel piyasalarda daha rekabetçi kılabilmek için sınai mülkiyet hakları ile ilgili tüm gerekleri de yerine getirmek zorundayız. Konya, bu konuda önemli bir aşama kaydetmiş durumda. Bu yılın Ocak-Eylül dönemine baktığımızda Konya’nın faydalı model tescilinde Türkiye’de 5., marka, patent ve endüstriyel tasarım tescillerinde ise 7. sırada olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

Konyalı KOBİ’ler daha rekabetçi olacak

KSO olarak, sınai mülkiyet haklarını geçmişten bu yana önemsediklerini, konuyu yakından takip ettiklerini belirten Kütükcü, konuşmasını şöyle sürdürdü: “2004 yılının Eylül ayından bu yana, 14 yıldır Odamızda Türk Patent ve Marka Kurumumuzun Bilgi ve Doküman Birimi hizmet veriyor. Sanayicimiz, fikri ve sınai mülkiyet hakları ile ilgili bir bilgiye veya danışmanlığa ihtiyaç duyduğunda Odamızdan hizmet alabiliyor. Bugün imzalayacağımız protokolle de, Türk Patent ve Marka Kurumumuzla birlikte, deyim yerindeyse daha noktasal bir atış yapılacak ve 30 KOBİ’mize bu konuda danışmanlık verilecek. Ben bu çalışmaların Konya’mızı, Konyalı işletmelerimizi daha rekabetçi hale getireceğine inanıyorum.”

Proje, Konya’nın sınai mülkiyet potansiyelini artıracak Türk Patent ve Marka Kurumu Başka-

nı Prof. Dr. Habip Asan da, proje kapsamında işbirliği yapılacak olan imalat sektöründeki 30 şirketin fikri mülkiyeti kullanarak,inovasyon kapasitelerini geliştirilmelerini amaçladıklarını söyledi. Konya’nın sınai mülkiyet alanında öncü bir il olduğunu ifade eden Asan, “Konya faydalı modelde 5. marka ve patent tescilinde 7. sırada bulunuyor. Ama ben Konya’nın potansiyelinin daha fazla olduğuna inanıyorum. İnşallah bu proje ile Konya, marka ve patent sıralamasında daha yukarılara çıkacak” diye konuştu. Ekonomik zorlukların aşılmasında da sınai mülkiyetin bir kaldıraç olduğuna, bunu bir rekabet avantajı olarak kullanmanın önemli olduğuna vurgu yapan Asan, “Sınai mülkiyete önem veren işletmelerin ekonomik olumsuzluklardan daha az etkilendiğini görüyoruz. Bu iş birliği ile beraber Konya’mız için önümüzdeki günlerde önemli sonuçları alacağımızı düşünüyoruz” dedi. Konuşmaların ardından imza törenine geçildi.


www.metropoldergileri.com

23


HABER

24

Tarımın sorunları KTB’de ele alındı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan’ın başkanlığında KTB’de düzenlenen toplantıda tarım sektörünün sorunları konuşuldu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan’ın başkanlığında Konya Ticaret Borsası’nda (KTB) İstişare Toplantısı düzenlendi. Toplantıda tarım sektörünün sorunları ele alındı. Toplantıda Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, KTB Başkanı Hüseyin Çevik, AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcıları Tamer Dağlı, Ahmet Fethan Baykoç, Mahmut Mücahit Fındıklı, Zehra Taşkasenlioğlu, Cengiz Yavilioğlu, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı da hazır bulundu. KTB yönetim kurulu ve meclis üyelerinin katıldığı toplantıda tarım sektörünün geleceği içinyeni politikaların geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. KTB Başkanı Hüseyin Çevik, Konya’nın tarım ve hayvancılık sektöründeki potansiyeline dikkat çekti. Konya’nın, tarım ve gıda sektörü açısından önemli bir üretim üssü olduğunu belirten KTB Başkanı Hüseyin Çevik, “Konya 17 milyar TL tarımsal hasılası ve yıllık 400 milyon dolar tarım ve tarıma dayalı sanayi ihracatıy-

la, gerek sağlanan katma değer gerekse sağladığı istihdam bakımından tarım sektörü, Konya ekonomisi için hayati bir öneme sahiptir. Türkiye’nin öncü firmaları arasında daha çok tarım şirketi yer almaya devam etmektedir. Bu açıdan KTB olarak dünya ölçeğindeki borsacılıkfaaliyetlerini ülkemize ve şehrimize uyarlamaya; tarımsal ticareti belirli standartlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de tarım sektörünün sorunlarının çözümü noktasında komitelerimizle, üyelerimizle biraraya gelerek istişarelerde bulunuyoruz. Sayın AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Lütfi Elvan’ın tarım ve hayvancılık sektörünün sorunlarını ve taleplerini ele alan böyle bir toplantıyı gerçekleştirmesi bizleri son derece mutlu etmiştir” dedi. Buğday ekim alanlarının daraldığına dikkat çeken Çevik, tarımın sorunlarıyla ilgili şunları dile getirdi: “Buğdayı, kıraç alanların ürünü ya da münavebe ürünü olarak görülmekten kurtarmak, tercih

edilir bir ürün haline getirmek gerekmektedir. 8 yıldır 5 Kuruş olan buğday desteğinin geçtiğimiz günlerde 10 Kuruş’a yükseltilmesi nedeniyle Hükümetimize teşekkür ederiz. Fakat bunun bölgesel olarak yeterli yağış altında, sulu/ kurak farklılıklar ve maliyetler dikkate alınarak yeniden ele alınması gerekmektedir. Tarımın iklim şartlarına bağımlılığı azaltılması gerekir. Sürdürülebilir bir verim için belli ilkeler çerçevesinde boşa akan suların sulanamayan alanlara aktarılması için havzalar arasında su transferinin yapılması gerekir. Toplulaştırma kararlılıkla ve hızlı bir şekilde özendirici teşviklerle yapılmalıdır.” Hayvancılık sektörüne ilişkin ise Çevik, “Hayvancılıkta dişi sığır yetiştiriciliğine daha fazla destek verilmelidir. Et ve canlı hayvan ithalatında yaşanan sıkıntılar, et arzında yaşanan problemler çözüme kavuşturulmalıdır” diye konuştu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan da tarım ve hayvancılık sektörünün sorunlarını ve taleplerini elealmak üzere istişare toplantısını düzenlediklerini belirterek, şunları kaydetti: “Konya tarımda stratejik bir şehrimizdir. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinmektedir. Bu açıdan sektörün sorunlarının çözümü ve taleplerinin yerine getirilmesi ülkemizin gıda güvenliği açısından önem arz etmektedir. Bu sorunların çözüme kavuşturulması ve sektörün daha ileri gitmesi için gerekli tedbir ve kararları almak için çalışıyoruz”


www.metropoldergileri.com

25


HABER

26

İngiltere Büyükelçisi Chillcott’tan Söyleşi Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Dominick Chillcott, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin’i makamında ziyaret ederek, öğrencilerle söyleşi yaptı.

İngiltere Büyükelçisi Dominick Chillcott, ziyaretin ardından Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencileriyle söyleşi yaptı. Gerçekleşen söyleşide konuşan İngiltere Büyükelçisi Dominick Chillcott, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkinin mükemmel seviyede olduğunu belirterek, “Bu mükemmel seviyeden kastım ilişkilerimizin en üst düzeyde gerçekleşen ilişkilerden en alt düzeyde gerçekleşen ilişkilere kadar geçerli. Dolayısıyla Türkiye ile ilişkilerimiz son derece açık ve dostane bir şekilde ilerliyor. Bunun yanı sıra ticaret de bizim için önemli. Gerek Konya özelinde gerek Türkiye genelinde ülke-

lerimiz arasında iş birliği son derece önemlidir. Bu ziyaretlerdeki ana fikir bu güçlü temel üzerinde daha derin daha sağlam ilişkiler inşa ederek gelecekte daha büyük adımlar atmak” ifadelerini kullandı. Birleşik Krallık ve Türkiye Savunma Sanayisi’nde iş birliğinin artarak devam edeceğinin altını çizen İngiliz Büyükelçisi Chillcott, “Birleşik Krallık zannediyorum, hem teknoloji paylaşımı açısından hem de siyasi irade açısından Türkiye’yle yakın bir iş birliği kurma konusunda en yüksek kararlılığa sahip ülke konumunda. Şuan da Türkiye’yle savunma sanayi alanında bir proje başlatmış bulunmaktayız ve bu proje TF-X uçağının oluşturulmasına yönelik bir proje. TF-X uçağı sadece Britanya ve Türkiye firmaları arasında bir defalık uçak üretimine yönelik olmayacak, bu aynı zamanda diğer Britanyalı firmaların da Türkiye’ye gelerek savunma sanayi alanında farklı Türk firmalarla, farklı yatırımlar ve projeler yapması için bir kapı olarak görev alacak. TF-X projesi sadece uçağın üretimini kapsamıyor aynı

zamanda radar sisteminin, uçuş kontrol sisteminin geliştirilmesi, kara üzerinde tanklar ve kişisel araçlara varana kadar farklı fırsatların da ortaya çıkmasını sağlayacak” diye konuştu. Aktardığı bilgilerden dolayı İngiltere Büyükelçisi Chillcott’a teşekkür eden Rektör Şahin, “Bizim için memnuniyet verici özel ifadeler kullandığı bir konuşmaydı. Birçok alanda iş birlikler yaptığımızı dile getirmiş oldu. Özellikle dünya barışını sağlamada ve bölgedeki istikrarın sağlanmasında önemli dayanışmaların olduğunu ifade ettiler. Bu gerçekten memnuniyet vericidir. Özellikle TF-X Uçağı Projesi çok daha önemli bir proje ve güçlü bir bağ ülkeler arasında. Bir üniversite olarak İngiliz üniversiteleriyle yapacağımız iş birliklerine bakacağız” dedi. Konuşmaların ardından İngiltere Büyükelçi Chillcott, öğrencilerin sorularını cevaplandırdı. Gerçekleşen ziyarette Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, Prof. Dr. Hüseyin Kara, Prof. Dr. Mehmet Okka, Prof. Dr. Özdemir Koçak ve Genel Sekreter İbrahim Halıcı da bulundu. Rektör Şahin, ziyaretten dolayı memnuniyetini dile getirerek İngiltere Büyükelçisi Dominick Chillcott’a bir tablo hediye etti.


www.metropoldergileri.com

27


KÖŞE

28

Mustafa TATLISU

tatlisumustafa@gmail.com BASIN KONSEYİ BAŞKANI

KARGALAR LEŞ KOKUSU MU ALDI? Güvenlik ve adalet. İnsanı yaşatan iki önemli gerçek. Güven yok neylersin adaleti, Adalet yok neylersin güveni. Et ve tırnak gibi. Birbirini besleyen ve yaşama bağlayan vazgeçilmezler. Dünyanın çivisini çıkardılar. Göz göre göre başkonsoloslukta cinayet işlediler, dünya adalet yerine çıkar ilişkisini tercih etti. Türkiye adaleti tesis etmek için var gücüyle çalıştı ama Batı sessiz kalıp Türkiye’yi yalnız bıraktı. Adaletine güvenilmeyenin güvenliğine güvenmek mümkün mü? Emin olabilir misiniz? Al size ABD, Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya… Hani bu ülkeler dünyaya demokrasi transfer edecek kadar, adil ve güvenilirdi! Fransa’da yer yerinden oynadı. Hastaneler yaralılarla doldu taştı. Cezaevlerinde safları sıklaştırdılar ama gözaltılar sığmadı. Gelinen nokta belli, Terör örgütleriyle Türkiye’yi güvensiz ülke haline getirmek istediler. Türkiye 2013 yılından beri teröristleri yok ediyor. Adaleti, yargıda, sosyal alanda tesis etmeye çalışıyor. Fakirine fukarasına sahip çıkıyor. Sosyal sınıf farkı olmasın diye yoğun çaba harcıyor, ama bazıları hala gizli gizli görüşmelerle huzurumuzu kaçırıyor.

Dört ağacı bahane edenlerle, sarı yelek sipariş verenler arasında ne fark var? Yargı darbesi yapanlarla, Paris sokaklarını adres gösterenler aynı değil mi? 15 Temmuz’da millete kastedenlerle, poşet edebiyatıyla 25 kuruşluk ayaklanma isteyenler bir değil mi? Türkiye Adaletini de, güvenliğini de sağlamak için büyük büyük rakamlar harcayarak varını yoğunu ortaya koyarak ter dökerken, bunalımlı konu başlıklarıyla şehir turuna çıkanlar ve bunlara çanak tutanlar acaba neyin peşindedirler? Adalet varsa güvendesiniz. Güvende iseniz adalet beklersiniz. Ya siz leş kargaları! Neyin peşindesiniz? Türkiye’nin adaleti de, güvenliği de, demokrasisi de, gelişmesi de kendine yeter. Ne sizden alacağı bir ders, ne de daha ileri demokrasi aldatmacalarınıza ihtiyacı var. 2023,2053 ve 2071 hedefleri tıkır tıkır işliyor. İçimizdeki satın alınanlar, içlerinde kin besleyenler, bu işleyişi ne durdurabilir, ne sonlandırabilir. Sadece hedeflere bir yıllık bir gecikme yaşatabilir. 2023 olacağına,2024 olur, 2053 olacağına 2054 olur, 2071 olacağına,2074 olur.


www.metropoldergileri.com

29


KAPAK KONUSU

30

ÖZEL KONYA GÖZ HASTANESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

OP. DR. FİKRET UÇAR

“Gözünüz geleceğe iyi baksın diye hizmetinizdeyiz” sloganıyla yola çıkan, yeni binası,deneyimli kadrosuyla sizleri bekleyen sıcacık konforla iç içe bir hastane. Özel Konya Göz Hastanesien özel anlarınızıdaha iyi görmeniz için gözlerinize sağlık katmaya devam ederken sizlere mutluluğun tadını çıkarmak kalıyor. Göz ve göz sağlığı konusunu işin uzmanına sorduk. Op. Dr. Fikret Uçar’a bu güzel röportaj için teşekkür ederiz.

GÖZ SAĞLIĞINA DİKKAT ET, HAYAT GÖRÜLMEYE DEĞER... Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

1973 Konya Ereğli doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ereğli’de tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İzmir’e gittim. 1991 yılındaİzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimime devam ettim. Tıp fakültesini tamamladıktan sonra uzmanlık için göz ihtisasını kazandım ve o zamanki ismiyle Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinde 4 yıllık uzmanlık ihtisasını tamamladım. Eğitim sürecimitamamlandıktan sonra kısa bir süre Konya Başkent hastanesinde çalıştım. Daha sonrasında as-


Canan Şayir kerlik görevi için Elazığ’da bulundum. Askerlik süremi tamamladıktan sonra Elazığ’da bir yıl kadar daha çalıştım. Sonraki süreçte kendi memleketim olan Ereğli’ye döndüm. Ereğli’de özel bir hastane açılmıştı ve bana bir davet gelmişti.Bende bu daveti kırmayarak kendi memleketime geri döndüm. Özverili ve ciddi bir gayret sarfederek birşeyler yapmak istedik ama umduğumuz gibi olmadı. Ereğli’de kurulan ilk özel hastaneydi. İdari tasarruflar yada yönetimdeki sıkıntılar sonucunda hastane kapanmak zorunda kaldı. Hastane kapandıktan sonra 2006 yılında Konya’ya döndüm ve Özel Selçuklu Hastanesinde çalışmaya başladım. 2007 yılının Ekim ayında kendi yerimizi açarak Konyagöz olarak hizmet vermeye başladık.

Tıp merkezi olarak hizmet vermeye başlamışken neden hastane statüsüne geçmeyi tercih ettiniz? Kuruluşunuzdan ve hizmetlerinizden bahseder misiz?

2006-2007 yılları arasında Özel Selçuklu Hastanesindeki on üç aylık çalışma sürecimizde kendi yerimizi açma düşüncesi aklımızda hep vardı. Birkaç arkadaşla bunu planlıyorduk. Bu süreçte Numune Hastanesinin karşısı otopark alanının içerisinde küçük bir bina vardı. Sanki bizim için tasarlanmış bir binaydı, tıp merkezini orada açtık.2007 yılının Ekim ayında Konya Tıp Merkezi olarak hizmet vermeye başladık. Küçük bir yer olmasına rağmen bizim için zevkli ve keyifli bir çalışma dönemi oldu. Tıp merkezinin belli kısıtlamaları olması nedeniyle bizler daha büyük kurum olmak için hastane statüsüne geçtik. Tıp merkezinde hem bina olarak hem de yapılan ameliyatlar kısıtlı. Örneğin vitreoretinal cerrahi ameliyatları yapamıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve diğer mevzuat buna izin vermiyor. Ayrıca Kornea nakliyle ilgili ameliyatlar vs. bunlarla alakalı hastane statüsüne geçmemiz ve fiziki olarak daha büyük

alanlarda hizmet vermemiz gerektiği için hastaneleşme sürecine girdik. 2012 yılının sonuna doğru başka bir hastanenin ruhsatını devralarak devam ettik. Tabiki bu süreç sanıldığı kadar kolay olmadı belli zorluklarla karşılaştık ama bunlar bizler için kolay aşılacak zorluklardı. Hastane statüsüne geçişte ilk başlarda aynı binada hastane hizmeti sunmaya devam ettik. Yalnız binalarımız kiraydı bu yüzden konforlu ve ferah bir bina yapma düşüncemiz vardı ve bunu gerçekleştirdik. Bu binamızda güzel işler yapıyoruz ve inşallah yapmaya da devam edeceğiz. Gözle ilgili hertedaviyi uyguluyoruz. Gözle ilgili şuanda yapamadığımız bir ameliyat yada hizmet kalmadı. A’ dan Z’ye gözle ilgili aklınıza gelebilecek tüm hizmetleri vermekteyiz. Hizmetlerimizle alakalı olarak; • Vitreoretinal cerrahi dediğimiz göz

arkası ameliyatlarını hastanemizde yapmaktayız. Asistanlık zamanlarımda bu ameliyatlar için hastalar büyükşehirlere giderlerdi. İster istemez hastalarımız da büyük göz problemleri ile karşılaştıklarında ameliyatlarının büyükşehirlerde yapılacağı düşüncesi

Beyzat Aksoy

mevcuttu. Çok şükür ki artık hastalarımızı gözle ilgili hangi problemle karşılaşırlarsa karşılaşsınlar başka şehirlere göndermiyoruz burada sağlıklarına kavuşturuyoruz. • Excimerlaser tedavisi cerrahi bir tedavi yöntemidir. Excimerlaser10 yıldır kurumumuz tarafından bölgemizde uygulamakta ve bu tedavi yöntemi hastalarımız için büyük kolaylık sağlamaktadır. • Kornea nakli Kamu Hastanelerimizde belli ölçüde yapılmaktadır. Fakat özel hastanelerin getirmiş olduğu dinamizim ile bu anlamdada hizmetlerimiz bulunmakta. Halk arasında göz nakli denilen kornea nakli ameliyatı korneanın şeffaflığının azalması ve buna bağlı olarak görmede azalmalar olması durumda yapılan bir tedavi yöntemidir. • Göz kapağı ameliyatı konusunada değinecek olursak hem belli rahatsızlıkları beraberinde getirmesi hemde sadece estetik amaçlı göz kapağı ameliyatlarını hastanemizde gerçekleştirebiliyoruz. Göz kapağı sarkması, göz kapağı düşüklüğü, göz çevresindeki diğer estetik bozukluk ve göz çevresindeki kırışıklıklar gibi birçok göz kapağı rahatsızlıkları kliniğimizde tedavi edilmekte. Plexilaser dediğimiz www.metropoldergileri.com

31


KAPAK KONUSU

32

yöntemi kullanarak bu rahatsızlıkların bir kısmı tedavi edilmekte.

Konya Göz Hastanesi olarak diğer hastanelerden farkınız neler? Diğer hastanelerle kendimizi kıyasladığımızda fark olarak söyleyebileceğimiz; hastanın gözle ilgili tüm problemlerini çözebilecek, akıllarında bir soru işareti olmadan gelip hizmet alabilecekleri bir kurumuz. Gözle ilgili tüm problemlerinde onların kesin çözüm bulabilecekleri spesifik bir yer olmamızın yanında hastalarımıza göz sağlıklarını ve güven duygusunu sunuyoruz.

Anlaşmalı olduğunuz kurumlar var mı? Muayene ücretleriniz nasıl?

Anlaşmalı olduğumuz kurumlar SGK, Bağkur, emekli sandığı ve bunun yanında özel sigorta kuruluşlarının birçoğuyla anlaşmalarımız var. Konya bulunmuş olduğu konum itibariyle sağlık turizmi açısından çok gelişmiş bir şehir değil. Sağlık turizmin şehrimizde gelişebilmesi adına yenilikçi adımlar atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz. Muayene ücretlerimize gelince her hastanın rahatlıkla karşılayabileceği afaki olmayan tutarlar diyebiliriz. Zaten bu konudada hastalarımız bize rehberlik ediyorlar ve birbirlerine bir şekilde muayene ücretlerimizi aktarıyorlar. Ama kısaca hastayı çok yormayan ve zorlamayan tutarlar diyebiliriz. Zaman zaman bu konuda eleştirildi-

ğimiz elbette oluyor fakat belli kurallarımız ve prensiplerimiz var bunlara uymamız gerekiyor.

Konya’da göz sağlığı ne durumda ve göz sağlığına yeteri kadar önem veriliyor mu?

Zamanla mesafe kat eden bir durum aslında. Bunu on sene ya da yirmi sene önce ile kıyaslarsak durum çok daha iyi. Bu konuda tabiki sağlık sektöründeki gelişmelere paralel olarak gerek kamuda gerekse özel hastaneler de bu konuda ciddi mesafeler kat edildi. İnsanlar daha geniş imkânlara sahip olmanın yanında artık eskisinden daha bilinçliler. Kısaca insanlar sağlıkları için vakit ayırmaya ve sağlıklarına önem vermeye başladılar.

KONYAGÖZ SANCAK ŞUBESİ

Konya dışından gelen hastalarınız oluyor mu?

Vermiş olduğumuz hizmetlerden dolayı tam teşekküllü hastane olmamız sebebiyle elbette Konya dışından, İstanbul, Ankara gibi birçok şehirden hatta yurtdışından gelen hastalarımız mevcut. Bunun zaman içerisinde dahada artacağını düşünmekteyiz. Konya ya da Konya dışından gelen hastalarımızın hastanemizden memnun ayrılması bizim için önem arzetmektedir.

Hastalarınız genelde en çok hangi şikâyetlerle geliyor? Hastalarımız gözleri ile ilgili her türlü şikâyetle kurumumuza gelebiliyorlar. Az görmeden tutunda gözünde alerjik problemi olanlara, çeşitli görme şikâ-

KONYAGÖZ NALÇACI ŞUBESİ


yetleri olandan göz tansiyonuna vb gibi tüm şikâyetlerine çözüm bulmak ve tedavi olmak için hastanemizde muayene olmaktadırlar.

daha büyük bir göze Hipermetropsa da kısa bir göze sahiptir. Dolayısıyla gözün bozukluğu gözün yapısına göre değişiklik gösterir.

Göz bozukluğunun nedeni aslında daha çok genetiktir. Örneğin hastamız geldiğinde eğer gözü bozuksa ilk sorduğumuz soru ‘’anne baba yada ailede gözlük kullanan varmı?’’ sorusudur. Bunun dışında göz bozukluğu sebebi olarak çevresel faktörleri ele alabiliriz. Çevresel faktörlerin göz bozukluğunu tetiklediği ile ilgili yapılan çeşitli çalışmalar ve kanıtlar var. Artık günümüz dünyasında teknoloji ile çok hasır neşir olduğu için insanlar buna bağlı olarak çeşitli problemlerle karşılaşmakta. Telefon tablet bilgisayar gibi cihazların ve bu cihaz ekranlarının oluşturduğu göz şikâyetleri günümüzde oldukça fazladır. Göz uzunluğu yada kısalığı diye bir tabir elbette var. Gözün yapısı insanın doğuştan itibarenbelli bir büyüme evresiyle beraber belli bir ölçüye ulaşıyor. Ama göz büyüklüğü bir insan Miyopsa

Çocuklarda da tüm görme bozuklukları görülebilir. Miyopi,Hipermetropi veya Astigmatizm ve buna bağlı kayma problemleri alerjik göz rahatsızlıkları oluşmakta. Bizler bu konuda ailelere çocuklarında bir problem hissettikleri anda kontrolegetirmelerini öneriyoruz. 2 yaş ve sonrasındada rutin görme muayenelerinin yapılmasını ve ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiriyoruz. Bu önemli bir konu çünkü bu yaşlarda farkına varılan görme sorunu o anda tedavi edilebilir. Çocuklarda rutin kontrolleri ihmal edilirse göz tembelliği dediğimiz problem ortaya çıkabilir vebu rahatsızlığın ileri yaşlarda tedavi edilmesi zor olmasıyla birlikte geç kalınmış olunabiliyor. Anne ve babaların bu konuda duyarlı olmalarını ve çocuklarında herhangi bir problem hissetmeseler bile kesinlikle iki ya-

Göz bozukluğunun nedenleri nelerdir? Çocuklarda en sık görülen görme Gözün bozulma sebebi gözün uzunluğu sorunları nelerdir? Çocuklarda ya da kısalığıyla mı oluşuyor? gözle ilgili nelere dikkat etmeliyiz?

şına gelen çocuklarını ve okul çağına gelmiş çocuklarını okula başlamadan önce göz muayenelerini yaptırmalarını söylüyoruz. Aslında büyükler içinde bu böyle 35-40’lı yaşlarda kontrole gelmelerini öneriyoruz. Ama insanlar genelde bir görme problemi olduğunda doktora gitmeyi tercih ediyor. Oysaki göz tansiyonunu muayeneye geldikleri zaman fark edebiliyoruz. Erken doğumla alakalıda çok kısa belirtmeliyim ki özellikle 30 hafta ve öncesi doğumlarda bebeklerde damar gelişiminin tam olmaması nedeniyle bebeklerin hassasiyetle kontrol edilmesi gerektiğini ve buna yönelik takiplerinin ve tedavilerinin yapılmasıyla körlüğe yol açacak sürecin durdurulması söz konusu olmakta. Erken doğan çocuklarımızın tedavileri için kuruluşumuz donanımlı hizmet sunmaktadır.

İleri yaşlarda en çok hangi göz rahatsızlıkları ile karşılaşıyorsunuz?

Yaş artıkça sistemik hastalıklarda artıyor. Sistemik hastalıkların başında bu gün diyabet yani şeker, hipertansiyon hastalığı dediğimiz rahatsızlık www.metropoldergileri.com

33


KAPAK KONUSU

34

kameliyatı özenle ciddi ve işi bilen uzmanlar tarafından yapılması gereken önemli bir ameliyattır.

Lazer tedavisi hangi hastalar için uygulanır ve hasta kesin sonuca ulaşır mı?

geliyor. Bu rahatsızlıkların etkilediği en önemli organlardan biri gözdür. Gözün arkasında kanama veya yeni damar oluşumları katarak hastalığının hızlanması gibi birçok probleme sebep olmaktadır. Hipertansiyona bağlı olarak da birçok göz hastalıkları ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda katarak, sarı nokta dediğimiz rahatsızlıklarla çok karşılaşmaktayız. Erken teşhis ve tedavi uygulandığı takdirde ciddi olumlu sonuçlar alabiliyoruz. İnsanlarımızın bu konuda hassasiyet gösterip 40’li yaşlardan sonra yıllık rutin kontrollerini yaptırmalarını öneriyoruz.

Gözler ile ilgili duyduğumuz en sık problem katarakt. Peki, katarakt nedir, nasıl bir tedavi süreci vardır?

Katarakt, göze gelen ışınların saydam lens tarafından retinaya odaklanmasıyla görme durumunun bozulması hastalığıdır. Göz merceğinin saydamlığını kaybederek matlaşması başka bir ifadeyle göze gelen ışınların artık rahat gelememesi durumu ve buna bağlı olarak gözün içerisindeki merceğin bulanıklaşmasıyla ortaya çıkan görme rahatsızlığıdır. Gözümüzde bulunan mercek yaşla itibaren yavaş yavaş saydamlığını yitiriyor. Bazen bu durumu daha erken yaşlarda görebiliyoruz. Çeşitli ilaçların alınması, çok fazla güneşe maruz kalmak yada

başka hastalıkların katarak hastalığını hızlandırması söz konusudur. Bu durumlar dışındakatarak hastalığı genelde ileri yaş hastalığı olduğunu söyleyebiliriz. Gözde bulunan lensin bulanıklığı ve görmede azalma olması insanların günlük yaşamını olumsuz etkilemekte. Bu sebeple çözümler aramaktadırlar. Katarak hastalığının tek tedavi yöntemi cerrahi işlemdir. Cerrahi operasyon dışında ilaç tedavisi yada başka tedavi yöntemi varmı diye genelde soruyorlar. Ama tek çözüm cerrahi işlem. Katarak ameliyatı çok uzun sürmeyen ve sonrasında kısa sürede sağlıklarına kavuşabilecekleri bir süreçtir. Katarak ameliyatı için kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilecekleri bir süreç olduğunu belirtiyoruz. Fakat katara-

Lazer tedavisi refraktif göz kusurlarında yani gözlük kullanan hastalarda uygulanan bir tedavi yöntemidir.Yani miyop, hipermetrop ve astigmatın tedavisinde kullanılan ve refraktif cerrahide bütün dünyada uygulanan en yaygın yöntemlerden biridir. Lazer olmak istiyorum diye gelen her hastaya lazer tedavisi uygulamıyoruz. Öncelikle lazer tedavisi olmak için gelen hastanın göz yapısının bu ameliyata uygun olması gerekmektedir ve hasta 18 yaş sınırını geçmesi gerekmektedir. Lazer tedavisi için gelen hastanın başka bir göz rahatsızlığı olup olmadığını ön muayene ve tetkikler neticesinde kontrol edilip lazer tedavisi uygulanıp uygulanmayacağına karar veriyoruz. Eğer lazer için gelen hasta bu şartları taşımıyorsa lazer tedavisi uygulanmaz. Konya Göz Hastanesi olarak bizim de gözlük kullanan doktorlarımız elbette var. Bunun sebebi lazer tedavisinin güvenilir olmaması değil meslektaşlarımın göz yapısının bu operasyon için uygun olmaması ya da başka bir göz rahatsızlıklarının var olmasıdır. Hastanemizde çalışan 12 doktorumuzdan


göz bozukluğu olan 2 doktorumuza kriterleri uygun olduğu için lazer tedavisi uygulandı. Yine güvenirliliği konusunda şüpheye düşmemeleri için şunu da belirtmeliyim ki en yakınlarıma bu tedaviyi uygulamaktayım. İki ablamın çocuklarına da bu tedaviyi gerçekleştirdim, oğlumun da lazer tedavisi için 18 yaşına gelmesini bekliyorum. Ön yargılı yaklaşmamak,sadece doğru kurumu, doğru yöntemi ve doğru hizmeti alabileceğinizdonanımlı ve konforlu bir hastane bulmanız gerekmektedir.

Diyabet hastaları göz rahatsızlıklarında daha riskli bir grup mu oluşturuyor? Onlar neler yaparak göz sağlıklarına dikkat edebilirler? Özellikle diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken en önemli unsur mevcut hastalığın takibive tedavisidir. Diyabetin kontrolü kişide ne kadar iyi ise buna bağlı ortaya çıkacak rahatsızlıklar daha az olmakta. Diyabetin diğer organları etkilemesi diyabetin kendi seyrinin kötü gitmesinden kaynaklanıyor.O yüzden şeker hastalarının mutlaka kan şekerlerinin takip ve tedavisi konusunda hassas olmaları gerekmekte.

Bilgisayar televizyon veya telefonlar gözler için zararlı mı? Yoksa gözün çalışmasını ve dikkati arttırmasını mı sağlıyor? Buralardaki aktivitelerimiz gözlerimizi ciddi olarak etkilemekte. Uzun süren bu aktiviteler gözlerin yorulmasına ve odaklanmaya bağlı olarak yakın şikayetlerin artmasına sebep olmaktadır. Yine bunlardan yansıyan ışınların etkisiyle ortaya çıkan göz yüzeyindeki hem göz yaşı tabakasının etkilenmesine bağlı olarak hem de göz üzerindeki zarın etkilenmesine bağlı olarak çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Bunlara örnek olarak gözde yanma, batma, ağrı, kızarıklık gibi şikayetleri sayabiliriz. Uzun dönemde ise bu cihazlar retinayıda etkilediği konusunda yapılan araştırmalar var. Bu cihazların çeşitli göz rahatsızlıklarına neden olmasından dolayı cihaz kullanımlarında belli kısıtlamalar yapılmasını önermekteyiz.

Gözde en çok neye dikkat etmeliyiz?

İlk olarak genel sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Sağlığımıza dikkat ettiğimiz takdirde göz sağlığımıza da dikkat

etmiş oluruz. İlk olarak yediğimiz içtiğimiz besinlere dikkat etmeliyiz çünkü hepimiz biliyoruz ki birçok besin göz sağlığı için faydalıdır.Mesela ellerimiz ile gözlerimize temas etmekten kaçınmalıyız. Çünkü ellerimiz mikrobun en fazla olduğu yer olması sebebiyle gözlerimize temasından kaçınılmalıdır. Sonrasında rutin kontrollerinözellikleyapılması gerekmektedir. Kitap ya da telefona odaklandığımız zaman uzak bir noktaya üç beş dakikada bir bakarak gözümüzü dinlendirmemiz gerekiyor görme problemlerini bu sayede aza indirebiliriz.

Güneş gözlüğü seçimi önemlimi nelere dikkat etmeliyiz?

Güneş gözlüğü seçimi aslında çok önemlidir.Güneş gözlüğünüzün yüzünüze yakışması size göre çok önemli olabilir ama yakışmasından daha önemli olan ise gözünüzü güneşin zararlı ışınlarından korumasıdır. İlk olarak bu konuda söyleyebileceğimiz sokakta satılan gözlüklerin satın alınmaması ve kullanılmaması gerektiğidir. Alacağınız gözlükkaliteli veaynı zamanda güneş için UV ışınlarına karşı koruyucu www.metropoldergileri.com

35


KAPAK KONUSU

36

olması gerekmektedir. Güneş gözlüğü alışverişlerinizi işin uzmanlarından yani optiklerden yapılması gerekmektedir. Lens kullanımı da artık büyük bir konforsağlıyor. Kozmetik amaçla kullanımın yanında daha çok görme problemi olan kişiler gözlük yerine lensleri tercih ediyorlar. Lens kullanımında öncelikle dikkat edilmesi gereken en önemli nokta lensbakımı aşamasıdır.

Göz sağlığınız için siz neler yapıyorsunuz? Göz sağlığı herkes için olduğu gibi benim içinde büyük önem arz ediyor. Önce kendi sağlığıma dikkat ediyorum. En dikkat ettiğim hususlardan bir tanesi de ellerimi göz ile temas ettirmiyorum.Rutinkontrollerimi de düzenli olarak yaptırıyorum.

göz merceğinin komple çıkarılması sonrasında kalın camların takılması olarak sürerken artık günümüzde teknolojinin gelişmesiyle teknolojinin sağladığı tüm kolaylıklardan faydalanıyoruz.Teknolojinin sağlamış olduğu kolaylıklar hayatımızın tüm anında olmakla beraber göz hastaneleriteknolojiyi çok yoğun kullanan bölümlerden biridir. Birçok hastalığın tanınması ve görüntülenmesi teknoloji sayesinde çok kolay olmaktadır. Teknolojiyi laboratuvar sistemi olarak değilde daha çok görüntüleme sistemi olarak kullanmaktayız. Gözle ilgili ne varsa gelişen teknoloji sayesinde görüntüleyebiliyor ve müdahale edebiliyoruz. Teknolojiye ayak uydurarak en kaliteli, en kapsamlı cihazlar hastanemizde mevcut olup hastalarımıza konforlu bir sağlık hizmeti sunuyoruz.

Teknolojinin gelişmesi göz sağlığı Yoğun iş temponuzda ailenize vaaçısından ne gibi artılar sağladı? Teknolojinin gelişmesi göz sağlığı için kit ayırabiliyormusunuz, hobileriçok ayrı bir çığır açmıştır.Eskiden in- niz nelerdir? sanlara göz ameliyatı denildiği zaman geri adım atarlardı. Katarakt ameliyatını çok korkunç bir ameliyat olarak görmenin yanı sıra ameliyat esnasında yapılacak olan işlemlerhastaları tedirgin ederdi. O zamanlarda ameliyatlar

İşimi önemseyerek ve severek yapıyorum. Yoğun bir iş temposu ile hastalarımızın göz sağlıklarına kavuşturmayı kendime hedef belirledim. Ama bunundışında boş zamanlarımda yani çalışmadığım her anı ailemle geçirmeye çalışıyo-

rum. Eğer onarı bu iş temposunda ihmal ediyorsam yada öyle düşünüyorlarsa onlardan da bu konuda anlayış göstermelerini bekliyorum.Belki uzak yerlere tatile götüremiyorum ama birlikte keyifli vakit geçirdiğimizi düşünüyorum. Yoğun çalışmam tabiki sadece beni yoruyor ama aileme yeterli zaman ayırmaya çalışıyorum.En sevdiğim hobim çalışmak diyebilirim işimi ve çalışmayı seviyorum. Düzenli olarak spor yapıyorum savunma sporu ile ilgileniyorum ve kitap okuyorum. Doğayı, yeşili severim,bir şeyler ekip dikmekle uğraşmayı da severim. Ekim dikim yapabilmek için kendime ait tarlalarım var, tarlalarımdavakit geçirmeye çalışıyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Öncelikle böyle bir fırsatı oluşturduğunuz için sizlere teşekkür ederim.Allah sağlık verdiği müddetçe çalışmak istiyorum. Sağlıkla ilgili özellikle göz sağlığı ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte. Yeni projelerimiz var.Şuanda çok detay veremesemde özel bir üniversite açmak gibi gerçekleştirmek istediğim birçok düşüncem var.Gençlere önerim ise mesleklerini severek yapmaları ya da sevebilecekleri bir iş seçmeleri. Ne kadar yoğun olursa olsun işimi seviyorum ve severek yapıyorum.


www.metropoldergileri.com

37


HABER

38

Dünya Konya’da Buluşuyor Konya, bu yıl “Selam Vakti” temasıyla gerçekleştirilecek Hazreti Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenlerinde dünyanın dört bir yanından on binlerce misafiri ağırlayacak. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, üniversiteler, çeşitli kurum ve kuruluşların faaliyetlerinin yanı sıra Büyükşehir Belediyesi de törenler kapsamında Mesnevi Sohbetleri, Uluslararası İslam Sanatları Yarışması Sergisi başta olmak üzere çok sayıda etkinlik düzenleyecek.

S

evginin, hoşgörünün ve gönüllerin şehri Konya, Hazreti Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenlerinin heyecanını yaşıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın

dört bir yanından on binlerce insan, Hz. Mevlana’nın insanlığa yaptığı çağrıya uyarak Konya’da buluşacak. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi, Necmettin

Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Uluslararası Mevlâna Vakfı, İrfan Medeniyeti Araştırma Merkezi ve Musıki, Semâ ve Mevlevî Kültürünü Araştırma Merkezi’nin katkısı ile 7-17 Aralık tarihleri arasında sema törenlerinin yanı sıra birbirinden farklı ve önemli etkinlikler gerçekleştirilecek.

ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ŞEHRİN MANEVİ ATMOSFERİ YANSITILACAK

Konya Büyükşehir Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl 7-17 Aralık tarihleri arasında yapılacak törenlere çeşitli programlarla katkıda bulunuyor. Etkinliklerin yapıldığı Mevlana Kültür Merkezi ile Şeb-i Arus töreninin yapılacağı Spor ve Kongre Merkezinde ev sahibi olan Konya Büyükşehir Belediyesi, salonlarda ses ve ışık düzenlemelerini yaptı.


Büyükşehir Belediyesi tarafından törenler kapsamında 7-16 Aralık tarihleri arasında her akşam 19.00’da Mevlana Kültür Merkezi’nde Mesnevi Sohbetleri düzenlenecek. İki yılda bir düzenlenen 2. Uluslararası İslam Sanatları Yarışması’nın ödül törenini düzenleyecek olan Büyükşehir Belediyesi, yarışmada ödül alan eserleri hafta boyunca Konyanüma Panoramada’da sergileyecek. Büyükşehir Belediyesi İrfan Medeniyeti Araştırma ve Kültür Merkezi’nde de sanat sunumları, atölye çalışmaları ve “Mevlevî Geleneğinde Sikke Giyme Merasimi” de misafirlerin beğenisine sunulacak. İrfan Medeniyeti Araştırma ve Kültür Merkezi, “Tekke Musikisi”, “Mevlevî İlahileri”, “Rebab-Ney Dinletisi” ile de Konya’ya gelen misafirlere şehrin manevi atmosferini aktaracak.

SÖYLEŞİ VE KONFERANSLAR DÜZENLENECEK

Büyükşehir Belediyesi Mevlâna Kültür Merkezi’ne gelen Mevlana dostlarına “Matbah’dan Helva İkramı” yapacak Konya Büyükşehir Belediyesi, “Semâ Nedir Bilir misin?” söyleşisi, “Selçuklu Dönemi Konya Türbeleri”, “Hazreti Mevlâna ve Eserlerinin Doğru Anlaşılmasının Önemi”, “Hazreti Mevlâna, İnsan ve Toplum”, “Hazreti Mevlâna Celaleddin Döneminde Selçuklu Türkiyesi”, “Türk Din Musikisi Tarihi”,

“Hazreti Mevlâna ve İnsan”, “Hazreti Mevlâna”, “Bir Kur’an Tefsiri Olarak Hazreti Mevlâna’nın Mesnevisi” ve “Şeb-i Arus” konferansları ile de İrfan Medeniyeti Araştırma ve Kültür Merkezi’ndeki konuklarını Hz. Mevlana, Konya ve semanın sırlarıyla ilgili manevi bir yolculuğa çıkaracak. Medeniyet Okulu Sınıf Tiyatroları kapsamında ise “Sevgi ve Selâm” ismi verilen oyun,

Konya’daki ilköğretim 4. ve 5’inci sınıflarda toplamda 3 bin 500 derslikte sahnelenecek.

GÜNLÜK BİLGİLENDİRME YAPILACAK

Büyükşehir Belediyesi, Anma Törenleri kapsamında gün gün etkinlikleri ayrıntılı bir şekilde duyurmak amacıyla hazırladığı broşürleri otogar, tren garı, havalimanı, oteller, Mevlana Türbesi ve Mevlana Kültür Merkezinde vatandaşlara düzenli olarak dağıtacak. www.metropoldergileri.com

39


HABER

40

Başkan Altay: Bizim Vizyonumuz Gönüllere Girmektir Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Konya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak açıklanan Başkan Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen programla tanıtıldı. Programa katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, “Birlik ve beraberlik içerisinde hedefimizi yüksek tutacağız ve Konya’yı bu seçimde de

AK Parti Konya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tanıtım Toplantısı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, teşkilat mensupları ile basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, Selçuklu Kongre Merkezi’ndeki programda yaptığı konuşmasında Konya’nın belediyecilik hizmetleri açısından özellikle de Yeni Büyükşehir Yasası sonra-

en yüksek oy oranı ile birinci il çıkarmayı başaracağız” derken, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Bizim için başkanlık, hizmetkâr olduğumuz bu toprağın insanının yüzündeki tebessümü artırma vesilesidir” ifadelerini kullandı. AK Parti İl Başkanı Hasan Angı ise, Büyükşehir ile birlikte 31 ilçeyi kazanarak Konyalılara hizmet etmeye devam etmek istediklerine vurgu yaptı.

sında önemli işlere imza attığına vurgu yaparak emeği geçen tüm belediye başkanlarına teşekkür etti.

KONYA’NIN BAŞARISININ SIRRI BİRLİK VE BERABERLİĞİNDE Leyla Şahin Usta, “Başkan adayımız ve 8 aydır Büyükşehir Belediye Başkanımız olan Uğur İbrahim Altay Bey çıtayı yüksek bir seviyede aldı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan tevdi edilen görev ile birlikte bu çıtayı daha da yükseltecek. Eğer başkanımızın başarısını istiyorsak, Konya’nın Türkiye’de en önde gelen illerden biri olmasını isti-

yorsak birlik ve beraberlik içerisinde bugünden itibaren çok sıkı bir şekilde Konya için çalışmamız gerekiyor. Hedefimizi yüksek tutacağız ve Konya’yı bu seçimde de en yüksek oy oranı ile birinci il çıkarmayı başaracağız inşallah. Hep birlikte 31 ilçemizin de AK Partili olabilmesi için çalışacağız ve bunu başaracağız” diye konuştu.

AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİ HALKA HİZMETKÂR OLMAK VE HAKK’IN RIZASINI ALABİLMEKTİR

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve


resizin çaresi olduk. Doğru ve hak bildiğimiz yoldan hiç ayrılmadık. Yetimin hakkını koruduk, güçsüze umut olduk. Aynı duaya âmin dedik, aynı duyguları paylaştık. Tüm bunları imar ederken odak noktamız her zaman hemşerilerimiz oldu. Allah’ın izniyle yine el ele vereceğiz, gönül gönüle vereceğiz ve Konya’mız için gecemizi gündüzümüze katıp hizmet edeceğiz. Biz hizmeti ibadet kabul eden bir ecdadın torunlarıyız, Allah yolumuzdan ayırmasın.” AK Parti Konya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Uğur İbrahim Altay, gösterilen teveccüh nedeniyle Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AK Parti Genel Merkezi’ne, Genel Başkan Yardımcılarına, milletvekillerimize, il ve ilçe teşkilatlarına teşekkür etti. Başkan Altay, yerel yönetim ve belediyeciliğin bir gönül işi olduğuna vurgu yaparak, “AK Parti’nin yerel yönetimlere bakışı hizmet yarışıdır, gönüllere girmektir, şehrin emini olmaktır. Bu vizyonun temeli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına dayanır. AK Parti Belediyeciliği sadece günü kurtarmak değil, şehirlerin ve insanların geleceğine yatırım yapmaktır. AK Parti Belediyeciliği sadece fiziki yatırım değil, gönüllere girebilmektir. Laf üretmek değil, ortaya vizyon koyabilmektir. Halka hizmetkâr olmak ve Hakk’ın rızasını alabilmektir. Konya’da yaşamak ile Konya’yı yaşamak arasındaki farkı hisseden hemşehrilerimizin

duaları bizim en büyük desteğimizdir” ifadelerini kullandı.

BU ŞEHRE HİZMET ŞÜKÜR VESİLESİDİR

Yerel yönetimlerin bir bayrak yarışı olduğunu, her gelen belediye başkanının bir önceki belediye başkanından aldığı bayrağı daha yukarıya taşımak için gayret ettiğini söyleyen Altay, “Konya’ya 10 yıl hizmet etmiş bir kardeşiniz olarak bizim için belediye başkanlığı, hizmetkâr olduğumuz bu toprağın insanının yüzündeki tebessümü artırma vesilesidir. Doğup büyüdüğümüz ve havasını teneffüs ettiğimiz bu şehre hizmet şükür vesilesidir” dedi.

DOĞRU VE HAK BİLDİĞİMİZ YOLDAN HİÇ AYRILMADIK

Konuşmasında teşkilat mensupların da seslenen Başkan Altay, şöyle devam etti: “Gayesi hizmet olanın yardımcısı Allah’tır. 31 ilçemizi sizlerle birlikte gezdik. Kimsesizin kimsesi olduk, ça-

Başkan Altay, Konya’yı daha ileriye götürmek, birlik ve beraberliğin örnek şehri haline getirmek için birlik ve beraberlik ruhunu geliştirmek gerektiğini kaydeden Altay, bugüne kadar büyük önem verdikleri gönül belediyeciliğini “Benim Şehrim” sloganıyla yeniden yaşamak ve yaşatmak amacında olduklarını dile getirdi.

BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN BU AZİZ MİLLETE HİZMET ETMEK

AK Parti İl Başkanı Hasan Angı da Uğur İbrahim Altay’ın Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığının hayırlı olmasını dileyerek, “Konya’nın onlarca yıl konuşulmuş projelerinin hayata geçtiği bir dönem yaşadık. 31 Mart 2019’da da milletimizin vereceği destekle yola devam diyeceğiz. Önümüzdeki günlerde kalan 21 ilin adayları belirlenecek. Bizim için önemli olan bu aziz millete hizmet... 2019 ve sonrasında 31 ilçede ve büyükşehirde seçimi kazanmak ve şehrin insanlarına hizmet etmeyi sürdürmek istiyoruz” diye konuştu.

www.metropoldergileri.com

41


RÖPORTAJ

42

Canan Şayir

Beyzat Aksoy

İlk Önceli ğ imiz

Müşteri Memnuniyeti… Konya’nın tercih edilen otomotiv firmalarından olan Koyuncu Otomotiv’in başarılı Satış Müdürü Murat İçil ile sektör ve firma hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu röportajımız esnasında; işlerine aşkla sarılan, güler yüzlü personeliyle Konya’da ilklerin ve yeniliklerin firması olarak bildiğimiz Koyuncu Otomotiv için başarının tesadüf olmadığını görmüş olduk.

Okuyucularımız için biraz kendinizden bahseder misiniz?

KOYUNCU OTOMOTİV OTOMOBİL SATIŞ MÜDÜRÜ

MURAT İÇİL

1981 Konya doğumluyum, İşletme fakültesi mezunuyum. Otomotiv Sektörüne ilk olarak 2012 yılında Opel markasıyla adım attım. 3 yıllık görevimden sonra 2015 Şubat ayında Koyuncu FIAT ailesinde satış danışmanı olarak işe başladım. Daha sonra sırasıyla Satış Şefi ve en sonda şu an bulunduğum görev olan Satış Müdürü olarak görevime devam etmekteyim. Bir çocuk sahibiyim..


Koyuncu Fiat hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? Öncelikle Koyuncu Grup hakkında genel bilgi vermek istiyorum.

Temelleri 1966 yılında Refik Koyuncu tarafından atılan Koyuncu Grup ; Otomotiv, akaryakıt, Taşıt muayene, Enerji ve Tuz üretimi alanlarında 700’den fazla çalışanı ve 500 Milyon TL’nin üzerindeki faaliyet giderleri ile varlığını başarı ile sürdürmektedir. Koyuncu Grup bünyesinde faaliyet gösteren Koyuncu Otomotiv de;

2002 yılından beri Fiat markasının Konya’da satış, servis, yedek parça hizmetlerini, Karaman’da ise satış ve servis hizmetlerini 130 kişilik personeliyle sunmaktadır. Ayrıca ikinci el araç satış ve araç kiralama hizmetlerini de bünyesinde bulundurmaktadır. Otomotiv sektöründe Koyuncu Fiat bayiliğimiz 2017 Türkiye satış verilerine göre, toplam satışlarda Türkiye 8.si; perakende Egea satışında Türkiye 2.si; Konya’da ise marka 1.si olarak başarılarına devam etmektedir.

Markanızın satış sonrası hizmetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Otomotiv satış sonrası hizmetlerinde yenilikçi ve kaliteli hizmet anlayışı ile ülkemizde model, bölgemizde lider bayi olarak müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamak en önemli ilkelerimizden.

Sektörünüzde müşteri memnuniyetini nasıl sağlıyorsunuz? Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki FAALİYET GÖSTERDİĞİMİZ TÜM ALANLARDA tutkulu ekiplerimizle, tüm paydaşlarımıza değer katarak

www.metropoldergileri.com

43


RÖPORTAJ

44

‘’Müşteriye farkındalık yaratmanın yolu müşteri memnuniyetinden geçiyor’’ büyümek bizim yegâne amacımızdır. Bu ortak amaca gitmenin de müşteri memnuniyetiyle gerçekleşeceğini çok iyi biliyoruz. Aslında olaya daha geniş perspektiften bakmak gerekiyor. Tüm sektörlere bakarsak artık her üründen piyasaya oldukça geniş bir yelpaze sunuluyor. İşte tam bu noktada müşteriye farkındalık yaratmanın yolu müşteri memnuniyetinden geçiyor. Biz burada müşterilerimizle aile gibiyiz. Çok sıcak bir ortamımız var. Karşılamadaki arkadaşımızın güler yüzünden, satış danışmanının aracı anlatmasına, teslimatçının aracı

teslim etmesine kadar müşterilerimize müthiş bir deneyim yaşatıyoruz. Bayisi olduğumuz FIAT markası da aracı satın alan müşteriler için ayrı bir anket, satın almayanlar için de ayrı bir anket yaparak sonuçları sürekli bizimle paylaşır. Bu sonuçlar, bizim müşteri memnuniyetine ne kadar önem verdiğimizin de referansıdır.

Otomotiv sektöründe satış-pazarlama konusunda nelere dikkat ediyorsunuz? Bahsettiğim gibi sektörde en dikkat ettiğimiz ve önem verdiğimiz şey müşteri memnuniyetidir. Bizim olmazsa ol-


mazımız budur. Bunu tesis etmek için de yetkin, etkin ve eğitimli personel ile çalışırız. Bu bağlamda personellerimizin eğitimlerine, bilgi birikimlerine ve aidiyet duygularına katkı sağlayacak brifing ve çeşitli seminerler düzenleriz.

Koyuncu Fiat olarak 2018 hedeflerinize ulaştınız mı?2019 yılından beklentileriniz neler? 2018 yılı hedeflerimize son yaşanan piyasalardaki tüm olumsuz şartlara rağmen tüm çalışanlarımızın gösterdiği gayret ve sonuç odaklılık ile rahatlıkla ulaştığımızı söyleyebilirim. 2019 yılı için de sektörde yaşanabile-

cek tüm olumlu ve olumsuz durumları göz önünde bulundurarak bir bütçe planlaması ve hedef noktaları oluşturduk. Önceki yılların verdiği tecrübeye dayanarak personellerimizden aldığımız destek ile de 2019 hedeflerimize rahatlıkla ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Türkiye ve Konya’da otomotiv sektörünü değerlendirecek olursak neler söylersiniz? Son yıllarda bildiğiniz üzere piyasalarda ve özellikle döviz tarafında yaşanan oynaklık otomotiv sektörünü de derinden etkiledi. Ama hükümetin son çeyrekte sektörü canlandırmak adına aldığı ÖTV ve KDV indirimi piyasaya

müthiş bir canlılık getirmiştir. Şu anda yoğun talepten dolayı araç teminini siparişle sağlamaktayız. Konya’da ise röportajın başında bahsettiğim gibi tüm otomotiv markaları arasında en çok satan marka olarak 2011 yılından beri liderliğimizi devam ettirmekteyiz. Bu vesile ile buradan tüm Konya’lı hemşerilerimize sizin vasıtanızla bize göstermiş oldukları ilgiden dolayı sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum.

İş dışında bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz? Hobilerinizden bahseder misiniz? Kendimi çok sosyal biri olarak tanımlayabilirim. İş hayatı dışındaki günlerim genelde çeşitli spor aktiviteleri ve ülkemizdeki ekonomik havadisleri takip etmekle geçer. Vizyondaki sinema filmlerini yakından takip eder ve elimden geldiğince kaçırmamaya çalışırım.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Son olarak tüm bu söylediklerimin odağında, müşterilerimize mükemmel bir satın alma süreci ve müşteri memnuniyeti için, yılsonuna kadar sürecek olan ÖTV indiriminden faydalanarak çok uygun fiyatlara sıfır araç almak için showroomumuza davet etmek isterim. www.metropoldergileri.com

45


HABER

46

PROJE ATÖLYELERİNDE ÖĞRENCİLER 2023’E KOŞUYOR Selçuklu Değerler Eğitim Projesi kapsamında desteklenen Cahit Zarifoğlu İlkokulunda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 eğitim vizyonu belgesinde yer alan “Öğren, Yap, Ol” felsefesi hayat buldu. Selçuklu Belediyesi tarafından SEDEP kapsamında destek verilen proje okullarından Cahit Zarifoğlu İlkokulunda gerçekleştirilen ahşap atölyesi, robotik kodlama atölyesi, sanat ve tasarım sokağı ile öğrencilerin cami adabını uygulamalı olarak öğrenebilmesi için yapılan mescit açılışı gerçekleştirildi. Geleceğini sorumluluk sahibi bireylerinin yetişmesini sağlamak, onların becerilerini geliştirmek ve yeteneklerini ortaya çıkarmak, eğlenerek öğrenme fırsatını sunmak üzere, Cahit Zarifoğlu ilkokulunda yapılan atölyelerin açılışı, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş’un

katılımı ile gerçekleştirildi. Açılışa; Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, Ak Parti Selçuklu İlçe Başkan Yardımcısı Adnan Bahçeci, Yazır Mahalle Muhtarı Celalettin Doğan, Şube Müdürleri, SEDEP Koordinatörleri, akademisyenler, öğretmen ve öğrenci velileri de katıldı.

“Projeler Selçuklu’da Hayat Buluyor”

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı SEDEP’in Türkiye’de kurumlar arasındaki iş birliğinin önemli bir örneği olduğuna dikkati çekerek: “Başarılı ve özverili bir şekilde çalışmalarına devam eden SEDEP’te yeni markalar oluşturmanın gayretindeyiz. Bu kapsamda da üç tane yeni projenin başlangıcını yaptık. Bu projelerimizden tasarım ve sanat atölyesi,robotik atölyesive sanat ve müzik atölyemiz uygulama aşamasında en güzel çalışmaları yerine getiriyor” dedi.

“Atölyeler Bilgiyi Davranışa Dönüştürüyor”

Eğitim öğretimin edinilen bilgilerin davranışlara dönüştürülmesi olduğuna dikkati çeken Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş; “Bu atölyeler temelde edinilen bilgilerin davranışa dönüştürülmesini sağlamayı hedeflemektedir. Çocukların öğrendiği bilgiyi harekete geçirmesi ve birbiriyle birleştirmesini sağladığı için son derece


geliştirmeleri, koordinasyon yeteneklerini artırmaları hedeflenmektedir.

STEM Eğitim Merkezi

önemli bu atölyeler. Sıkma hareketini düşünün, ezme hareketini düşünün bu sıkma ve ezme hareketi hamur yoğurma sürecinde bir araya gelir ve hamur yoğurma becerisine dönüşür. Ama bu yoğurma ve ezme hareketini başka bir beceride mesela masaj yapmada kullanabilirsiniz. Yani bu hareketlerin beceriye dönüşmesi bu tür ortamlarda mümkündür. Bu projenin destekçisi olan Selçuklu Belediyesi’ne ve değerli müdürümüze teşekkür ediyorum” dedi.

“Öğren, Yap, Ol”

Okul müdürü Murat Kılıç, 2023 eğitim vizyonunu gerçekleştirmek üzere okullarımız da gerekli çalışmaların yapılmaya başlandığını, açılışı yapılan atölyelerinde bunun bir örneği olduğunu söyledi. Kılıç, “Okulumuzda bu atölyeler ve daha önce açılışını yaptığımız bilişsel eğitim sınıflarımız, drama atölyesi, z-kütüphanemizle, 2023 eğitim vizyonbelgesinde yer alan “öğren, yap, ol” felsefesini çocuklarımıza kazandırmayı amaçlamaktayız”dedi. Okul müdürü Murat Kılıç sözlerini şu şekilde tamamladı; “İçinde bulunduğumuz dijital çağın gereksinimlerini karşılamak için 21. yüzyıl becerileri ile donatılmış bireylere ihtiyaç duyulmaktadır. 21. yüzyılda ülke olarak gelişmek ve liderlik edebilmek için bu becerilerden yararlanmak zorundayız. Önemli olan öğrencilerimizin tümünü kapsayacak öğrenme ortamları sunmaktır. Açılışını yaptığımız öğrenme

ortamlarının öğrencilerimize hayırlı olmasını dilerim”

Ahşap Atölyesi

Açılışı yapılan ahşap atölyesi, 6 yaş ve üstü çocuklar için planlandı. Çocuklar bu atölyede; el becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirerek kendi tasarladıkları ahşap oyuncakları, geleneksel oyuncaklar (topaç, Kollu topaç vb), ahşap figür ve kuklalar, maketler, modeller (kuş yuvası, araba vb) ve hayal ettikleri birçok ürünü üretebilecekler. Ayrıca öğrencilerin; günlük alışkanlıkların dışına çıkması, kararlı olmaları, deneyimleyerek öğrenmeleri, özgüvenlerini artırmaları, sosyal ve kişisel becerilerini ve küçük hareket/kas hareketleri ile matematiksel işlem yapma becerilerini

Öğrencilere, temel robotik kodlama eğitiminin yerli robot Kido-Boto ile verileceği STEM Eğitim Merkezinde; arduino eğitiminin yanı sıra, matematik, fen ve teknoloji eğitimi almaları da sağlanacak. STEM eğitimi ile canlı bir öğrenme ortamına kavuşacak olan öğrencilerin, yeni buluşlar keşfetmeleri, olaylar arasında ilişki kurmaları, yeni ürün ortaya koyarak, ekosisteme katkı sunmaları, işbirliği ve bağımsız çalışma yoluyla özgüven ve öz yeterliliklerini geliştirmelerine imkan verilecek, esneklik ve güven içinde düşünmeye teşvik edilecek, karşılaştıkları sorunlara hızlı çözümler üretmeyi öğrenecek, öğrenme motivasyonlarını artıracaklar.

Sanat Ve Tasarım Sokağı

Tasarım odaklı düşünme ve yenilikçi olmayı sağlamak hedeflenmektedir. Sanat ve tasarım sokağı ile çocukların estetik duygusunun geliştirilmesi ve yaptıkları ürünlerin bu alanda sergilenerek sanatsal becerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. Programın sonunda bilişsel eğitim sınıfı ve sanat - tasarım atölyelerini inceleyen konuklar, okul yönetiminden yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alarak çocuklarla birlikte tasarım faaliyetlerine katıldılar.

www.metropoldergileri.com

47


HABER

48

TOBB önderliğinde ve TEPAV ortaklığında Avrupa Birliği finansmanı ile hayata geçirilen ve Konya’nın da aralarında bulunduğu 12 ili kapsayan “Mahir Eller Projesi” ile 30 bin kişinin mesleki becerisi belirlenecek, 20 bin kişinin yetkinliği belgelendirilecek, 3 bin kişiye de istihdam sağlanacak.

TOBB “MAHİR ELLER” İÇİN HAREKETE GEÇTİ

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ortaklığında geçici koruma altındaki Suriyelilerin ve vatandaşlarımızın istihdam edilebilirliklerini artırmak amacıyla başlatılan ve Konya’da Ticaret Odası işbirliğinde 12 ili kapsayan Mahir Eller Projesi’nin

açılış toplantısı TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile AB Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger’in katılımıyla gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, programın açılışında yaptığı konuşma-

da projenin hayata geçmesini sağlayan Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a, Proje kapsamında yapıcı ve yönlendirici yaklaşımı için Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonuna ve projeye sağladığı mali destek için de Avrupa Birliği’ne teşekkür etti. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin


2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en ağır sığınmacı sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Suriye iç savaşında 7 milyon Suriyeli’nin ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, bu insanların yarısının Türkiye’de misafir edildiğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de bulunan Suriyelilerin hayatını kolaylaştırmak için, 32 milyar dolar harcama yapıldığına işaret ederek, “Bölgemizde huzur ve sükuneti sağlamak adına yaraları sarıyoruz. Zira biliyoruz ki huzur olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan da zenginlik olmaz. Dolayısıyla, sığınmacı meselesi, siyasi olduğu kadar ekonomik yönü de olan bir konudur. Devletimiz siyasi olarak yaraların sarılması için çalışırken, biz de ekonomik olarak yaraların sarılması için uğraşıyoruz.” diye konuştu. Bu projeyle öncelikle geçici koruma altındaki Suriyelilerin en yoğun bulunduğu Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa’ya odaklanıldığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Mahir Eller Projesi ile mesleki yeterliliği, birikimi olan ve daha iyi çalışma koşulları arayan insanlara dokunmayı hedeflediklerini bildirdi.

- “Hükümetimiz burada da yanımızda olduğunu gösterdi”

Hisarcıklıoğlu, projeye katılanların hem daha kolay iş bulabileceğini hem de firmalara ve Türkiye’ye katkı sağlayacaklarını belirterek, şunları kaydetti: “12 şehrimizde yer alan tüm firmalarımızı, ‘birlikte yaşamak ve birlikte çalışmak için’ gönüllü işveren olmaya davet ediyorum. Hükümetimiz, burada da yanımızda olduğunu gösterdi. Firmalarımıza, proje kapsamında ilk kez istihdam edilecek geçici koruma altındaki Suriyeli çalışanlar için teşvik verilecek. Çalışma izni ücretleri ve yeni istihdam ettiği kişinin toplam maliyetinin yüzde 10’u, proje süresince 6 ay boyunca karşılanacak. İşverenlerimiz, bu proje kapsamdaki tüm süreçler için 12 şehrimizdeki odalarımızdan danışmanlık alabilecek.” Bu projenin sadece bir istihdam projesi olmadığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, projeyle 30 bin kişinin mesleki yetkinliklerinin ve

becerilerinin artırılmasının sağlanacağını söyledi. Hisarcıklıoğlu, projenin tamamında, Suriyeli sığınmacılar ile Türk vatandaşları arasında yüzde 35-65 oranını korumaya çalıştıklarını vurgulayarak, “Bundan sadece sığınmacı kardeşlerimiz değil, tüm Türkiye kazançlı çıkacak.” dedi.

AB TÜRKİYE DELEGASYONU BAŞKANI BÜYÜKELÇİ CHRİSTİAN BERGER

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ise “Mahir Eller Projesi”ne ilişkin olarak “Temel amaç, mesleki yönlendirme, deneme ve sertifikalandırma yoluyla sığınmacıların istihdam edilebilirliğini pekiştirmek” dedi. Büyükelçi Berger, Suriye’de 2011 yılından bu yana insani bir felaket yaşandığını belirterek, yaklaşık 7 milyon insanın ülke içinde sığınmacı veya mülteci konumunda olduğunu hatırlattı. Suriye konusunda hala siyasi bir çözüme ula-

şılamadığını söyleyen Berger, Türkiye ile Rusya arasındaki İdlib mutabakatına atıfla, “Türk diplomasisi sayesinde İdlib’deki duruma bir çözüm bulundu ve başka bir insani felaketin önüne geçildi.” dedi. Berger, Suriye’de 2011’de krizin patlak vermesinden bu yana Türkiye’nin artan sayıdaki sığınmacılara ev sahipliği yapmak için muazzam çaba gösterdiğini söyledi. Büyükelçi Berger, şu an Türkiye’de 4 milyon civarındaki kayıtlı sığınmacının yaklaşık 2 milyonunun çalışabilecek yaşta olduğunu anımsattı.İş piyasasında sığınmacılar için şartların teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Berger, “Sığınmacıların işe alınması ve şirketler ile iş arayanların bir araya getirilmesi noktasında özel sektörü desteklememiz gerekiyor, bu son derece önemli. Bu amaç için bu proje aracılığıyla 15 milyon avro sevk edildi. Temel amaç, mesleki yönlendirme, deneme ve sertifikalandırma yoluyla sığınmacıların istihdam edilebilirliğini pekiştirmek.” ifadelerini kulwww.metropoldergileri.com

49


HABER

50

landı. Berger, AB’nin, sığınmacıların istihdam edilebilirliğini ve iş piyasasına entegrasyonlarını desteklemeye devam edeceğini, Türk hükümetinin etkileyici çabalarına katkıda bulunmaktan gurur duyduklarını kaydetti.

AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI ZEHRA ZÜMRÜT SELÇUK

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da Mahir Eller Projesi’nin 12 ilde toplam 20 bin kişiye ulaşacağını belirterek, “Bu çalışmada 3 bin kişinin istihdam edilmesi mültecilerle birlikte vatandaşlarımızın ekonomik uyumuna ciddi katkı sağlayacak.” dedi. Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Selçuk, şöyle konuştu: “Mülteci kardeşlerimizin iş becerilerini ön plana çıkartıp kendi vatandaşlarımızla birlikte istihdamı artırmak, ekonomik uyumu güçlendirmek için çalışacağız. Bu anlamda sanayi ve ticaret odalarımıza mülteci kardeşlerimizin çalışma hayatına ka-

zandırılmasına yönelik çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu proje ile 12 ilde yüzde 65’i geçici koruma altındaki Suriyeli, yüzde 35’i vatandaşlarımız olmak üzere toplam 20 bin kişiye ulaşılacak olması önemli bir hedef. Bu çalışmada 3 bin kişinin istihdam edilmesi mültecilerle birlikte vatandaşlarımızın ekonomik uyumuna ciddi katkı sağlayacak. Yaklaşık 15 bin kişinin sınavlarda başarılı olması ve belge almaya hak kazanması iş piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücüne kavuşması adına da önemli bir adım. Mesleki becerileri belgelendirilmiş kişilerin istihdam edilmesini teşvik etmek için asgari ücretin yüzde 10’u ve SGK işveren primlerinin tamamının, 6 aya kadar proje bütçesinden karşılayacağız.”

3 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve 15 Milyon Avro bütçeye sahip olan proje, 12 ilde gerçekleştirilecek. TOBB ile Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ortaklığında yürütülen “Birlikte Yaşamak ve Çalışmak: Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin Türkiye Ekonomisine Entegrasyonu Mahir Eller Projesi” ile toplam 30 bin ki-

şiye ulaşılması hedefleniyor. “Mesleğini belgele, farkını koy ortaya” sloganıyla başlatılan projenin temel amacı, geçici koruma altındaki Suriyeliler ve Türk vatandaşlarının mevcut mesleki becerilerinin belgelendirilmesi ile istihdam edilebilirliklerini artırmak olarak öne çıkıyor. İki sene sürecek olan “Mahir Eller Projesi”, Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyeli nüfusunun yoğun olduğu Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa illerinde uygulamaya geçirilecek. Bu illerdeki Ticaret ve Sanayi Odaları işbirliği ile gerçekleşecek proje kapsamında 30 bin kişinin beceri haritası çıkartılacak ve mesleki yetkinlikleri belirlenecek. Bunların arasından 20 bin kişi mesleki yeterlilik sınavlarına alınacak ve 15 bini belgelendirilecek. Belgelendirilen kişiler arasından 3 bin kişi istihdam edilecek. Ayrıca 2 bin kişi de Türkçe dil kurslarından yararlandırılacak. Geçici koruma altındaki Suriyelilerin meslek edindirilmesine yönelik 12 ili kapsayan “Mahir Eller Projesi” KonyaTicaret Odası bünyesinde kurulan Proje Ofisi’nde yürütülecek.


www.metropoldergileri.com

51


ADVERTORIAL

52

KARATAY BELEDİYESİ İHTİYAÇ SAHİPLERİNİN HER ZAMAN YANINDA Karatay’ın her köşesinde yükselen projeleriyle şehrin çehresini değiştiren Karatay Belediyesi, sosyal hizmetler alanında da göz dolduruyor. Sosyal belediyeciliğin gereklerini eksiksiz yerine getiren Karatay Belediyesi, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım elini uzatarak, onların yüzünü güldürmeye devam ediyor.

Aşevinden nakdi yardıma, şefkat evlerinden gıda yardımına, asker maaşından Karatay Kart uygulamasına kadar her konuda ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzattıklarını ifade eden Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli “Fiziki belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra Karataylının günlük hayatının her alanında her anında var olmayı arzuluyoruz. Belediyemizin sosyal yönünü hem yardım faaliyetleriyle hem de uyguladığımız onlarca projeyle güçlendiriyoruz. Yardımlarımızın gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamaya yönelik inceleme araştırmalarımızı büyük bir titizlikle hayata geçiriyoruz. Yerinde ziyaretlerle hizmette etkinlik ve verimlilik sağlıyoruz. Sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini ülkemizde hayata geçiren AK Parti Hükümetimizdir, AK Partili Belediyelerimizdir.” dedi.

“Yüzlerinde tebessüm olmak istiyoruz”

Karatay Belediyesi her bayram öncesi çocukların bayramlık kıyafet ihtiyacını karşıladığını söyleyen Başkan Hançerli, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının da bayramlık kıyafet sevincini yaşaması için çocukları ve ailelerini evlerinden araçlarla alarak alışveriş merkezinin hizmete giriş saati öncesinde mağazaya getirildiğini belirtti. Başkan Hançerli, ailelere verilen kıyafet çekleri ile mağazaya giden aileler çocukları için gönüllerince alış veriş yap-

malarının ardından araçlarla tekrar evlerine bırakıldığını söyledi. Başkan Hançerli 2012-2018 yılları arasında ihtiyaç sahibi ailelerin 2509 çocuğuna toplam 326.350 TL tutarında kıyafet yardımı yapıldığını dile getirdi.

Karatay kart uygulamasıyla ihtiyaç sahipleri istediği yerden alış verişini gerçekleştirebiliyor

Başkan Hançerli, Karatay’da ikamet eden ihtiyaç sahiplerinin tespit edilerek aylık 300 TL limite sahip Karatay Kart ile ihtiyaç sahiplerinin nakit para çekmek dışında istediği yerden alış verişlerini yapabilecekleri söyledi. Bu uygulama ihtiyaç sahibinin Karatay Kartına her ay düzenli olarak 300 TL yüklendiğini belirten Başkan Hançerli, ihtiyaç sahiplerine Karatay Kart uygulamasıyla 2011-2018 (Ekim ayı dahil) yılları arasında 3 milyon 545 bin 76 TL’lik yardım yapıldığını dile getirdi.

Karatay Belediyesi Aşevi 400 aileye günde 2 öğün yemek veriyor

Başkan Hançerli, Karatay’da ikamet eden ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek verilmesi amacıyla hizmet veren Karatay Belediyesi Aşevinde günde 400 aileye iki öğün yemek verildiğini belirtti.

Gıda yardımı kolileri ile ihtiyaç sahiplerinin temel mutfak ihtiyaçları karşılanıyor

İhtiyaç sahibi 11.884 aileye ulaşan yaklaşık 1 Milyon TL tutarında gıda paketi yardımı ile sıvı yağ, pirinç, baklagiller, şeker, çay, un, salça gibi temel mutfak ihtiyaçlarının karşılandığını belirten Başkan Hançerli, yapılan gıda paketi yardımlarının tespit edilen ihtiyaç sahiplerinin doğrudan evlerine koli şeklinde bırakıldığını belirtti. Başkan Hançerli yapılan yardımların rencide etmeden yapılmasının yapılan yardımdan daha önemli olduğunu vurguladı.

Karatay Belediyesi Şefkat Evleri kimsesizlerin kimsesi oldu

Başkan Hançerli, geliri olmayan, barınma sıkıntısı yaşayan, yetim, dul, hasta ihtiyaç sahibi vatandaşları 96 daireden oluşan Karatay Belediyesi Şefkat Evlerine yerleştirdiğini belirtti. Başkan Hançerli, Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından araştırılan aileler içerisinde en fazla ihtiya-


cı olan sıralamasına göre belirli bir zaman dilimi içerisinde aile maddi durumunu düzeltene kadar Şefkat Evlerinde kira ve yakıt bedeli alınmaksızın barınmalarının sağlandığını söyledi. Başkan Hançerli “4 bloktan oluşan şefkat evlerimizde güvenlik görevlileri 24 saat görev yapmakta, sosyal aktiviteler, iftar programları yapılmakta, internet evi, masa tenisi salonu bulunmaktadır. Belediye meclisimizin oluşturduğu komisyon tarafından tespit edilen eksiklikleri ve ihtiyaçları belirlenip ivedilikle giderilmektedir. Komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, siteler arasında diyalogların sağlamlaştırılması için de belediye olarak çeşitli program ve aktiviteler düzenliyoruz.” dedi.

Evi yanan ailelere yardım eli Karatay Belediyesi’nden

Karatay’da evi yanan aileler de unutulmuyor. Çeşitli nedenlerle çıkan yangınlarda evsiz kalan pek çok aileye Karatay Belediyesi sahip çıktı. Yangında evleri kullanılamaz hale gelen pek çok ailenin evinin onarımı ya da tamamen yeniden inşa edilmesi Karatay Belediyesi tarafından gerçekleştiriliyor. Yangından zarar gören ev eşyalarının yerine yenisi de Karatay Belediyesi tarafından veriliyor. Başkan Hançerli, bu tür talihsiz olaylarda kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimlerin vatandaşların yanında olduğunun bilinmesi gerektiğine dikkat çekti.

Asker ailelerine maaş veriliyor

Karatay Belediyesi 4109 Sayılı Kanun kapsamında asker ailelerine askerlik maaşı veriyor. Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, vatani görevlerini yapmak için kışlaya giden askerlerin ailelerine asker maaşı ödediklerini söyledi. Başkan Hançerli, “Asker ailelerine sahip çıkmanın en temel görevimiz olduğu gerçeğinden hareketle böyle bir uygulama başlattık. Karatay Belediyesi olarak ilçe sınırları içerisinde oturan ve vatani

görev için askere giden evlatlarımızın evli ise eşlerine, bekar ise annelerine her ay maaş vermekteyiz. Aylık ortalama 450 asker ailesine maaş vermekteyiz. Ailelerimize 2010 ile 2018 yılları arasında (Ekim ayı dahil) 6 milyon 258 bin 060 TL’lik maaş verdik.” dedi.

Hoş Geldin Bebek projemizle hemşerilerimizin mutluluklarına ortak oluyoruz Başkan Hançerli, Karatay Belediyesi’nin Türkiye’de bir ilke imza atarak 2009 yılında başlattığı ‘Hoş Geldin Bebek’ projesinin büyük beğeni ile karşılandığını söyledi.

Engelliler sosyal hayatla buluşuyor

Engellilerin sosyal hayatta daha fazla yer almalarını sağlamanın sorumluluğu ile pek çok başarılı sosyal sorumluluk projesine imza atan Karatay Belediyesi; 2016 yılında da 78 adet, 2017 yılında 81 adet, 2018 yılında 160 adet akülü engelli aracı olmak üzere toplam 319 adet akülü engelli aracını engellilere ulaştırdı. Hollanda Konya Kültür ve Dayanışma Vakfı ile birlikte yürüten proje ile engellilerin sokağa çıkarak sosyal hayata dahil olmasına katkıda bulunması amaçlandı.

Türkiye’de bir İlk Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi

Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyan ve yapımı Karatay Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi, hem Alzheimer hastaları hem de hasta yakınları için umut kaynağı oluyor.

Merkezi’ne götüren servis, rehabilitasyon sonrası tekrar evAlzheimer Hastaları Evlerinden lerine bırakıyor. Bu sayede hem hastalar hem de hasta yakınları için ulaşım sorun olmaktan çıkıyor.

Karatay Belediyesi’nin Tahsis Ettiği Servisle Alınıyor

Alzheimer hastalarının Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi’ne ulaştırılması da Karatay Belediyesi tarafından sağlanıyor. Hastaları evlerinden alarak Gündüz Yaşam

Hasta Yakınlarına da Alzheimer Hastalığı ile İlgili Bilgiler Veriliyor

Başkan Hançerli Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi’nde düzenlenen eğitici programlar, seminerler ve toplantılar ile hasta yakınlarının da Alzheimer hastalığı hakkında bilgilendirildiğini vurguladı. www.metropoldergileri.com

53


ADVERTORIAL

54

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ÖNCÜ KARATAY BELEDİYESİ’NİN REVİZYON İMAR PLANLARI KAPSAMINDA YAPILAN 18.MADDE İMAR UYGULAMALARI HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR 40 Milyon m²’de İmar Uygulaması Tamam Ödüllü kentsel dönüşüm projeleri ile marka olan Karatay Belediyesi’nin revizyon imar planları kapsamında gerçekleştirilen 18.madde imar uygulamaları hız kesmeden devam ediyor. Karatay İlçesinde, farklı mahallelerde konut ihtiyacını karşılamak, eskimiş tehlike arz eden yapılardan kurtularak düzenli kentleşmeyi sağlamak, kentsel gelişmeyi hızlandırmak ve bu bölgelerde ki hemşerilerimizin uygun ve kaliteli konut sahibi olmalarını sağlamak amacıyla Toplu Konut Projeleri düzenlendi.

“KARATAY’A 14 YILDA 13.644 DAİRE KAZANDIRARAK ÖZEL SEKTÖR İÇİN BİR IŞIK YAKTIK”

Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli göreve geldiği 2004 yılından itibaren gerçekleştirdikleri toplu konut hamleleri ile ilçeye 13.644 daire kazandırdıklarını belirtti. Karatay Belediyesi öncülüğünde 1993-2004 yılları arasında gerçekleştirilmiş 6.356 daire olduğunu vurgulayan Başkan Hançerli “Karatay Belediyesi olarak ilçeye kazandırdığımız toplam 20.000 dairenin 13.644 adeti 2004-2017 yılları arasında gerçekleşti. Hemşerilerimizin, Konya’nın merkezinde yer almasına rağmen bir çöküntü alanı görünümünde olan evlerden kurtulup; modern mimari ile inşa edilmiş evlerde ikamet etmeleri en büyük hedefimizdir” dedi. Başkan Hançerli Belediye olarak görevlerinin kooperatifi kurmaya öncülük etmekle bitmediğini belirterek; yeşil alan çalışmaları, yol düzenlemeleri ile çalışma-

ların sürekli devam edeceğini söyledi. “Bütün hemşerilerimize toplu konut hamlelerimizde gösterdiği yoğun ilgi ve verdikleri destek için çok teşekkür ediyorum,” diyen Başkan Hançerli, kentsel dönüşümün Konya’nın vitrini olan Karatay’ı yapılaşma alanında daha da büyük bir marka ilçe yapmak için çok önemli olduğunu belirtti. Başkan Hançerli, gerçekleştirilen toplu konut çalışmaları ile Karatay’ın daha modern bir yapıya kavuşması ve bölgenin daha hızlı gelişmesini sağlama noktasında özel sektör için de bir ışık yaktıklarını söyledi. İlçe genelinde Toplam 19.700.000 m² alanda revizyon imar planı hazırlandı. 2018 yılının 10 ayında, 2003 yılının 5 katına yakın inşaat ruhsatı verildi

2004-2018 YILLARI ARASI 18.681.872 M² ALANA İNŞAAT RUHSATI VERİLDİ

Başkan Hançerli “Ulaşılan inşaat ruhsatı alanı İmar Revizyon çalışmalarının bir ürünüdür. İlçemiz genelinde yapılaşma hızla devam ediyor. Hedefimiz Karatay’ı statik bakımdan daha da güçlü ve estetik binalarla donatmak. Müteahhit firmalar teveccüh gösteriyorlar. Hemşerilerimiz Karatay’da oturmayı tercih ediyorlar. Bizlerin de belediye olarak görevimiz yenilenen Karatay’ın sosyal ihtiyaçlarına cevap vermektir. Karatay’ımızda daha estetik, daha sağlam, daha güvenilir, daha konforlu binalar hızla yükseliyor. Teveccühlerinden dolayı Karatay’da taş üstüne taş koyan herkese çok teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum.” dedi.


www.metropoldergileri.com

55


HABER

56

Sanayinin sorunları KSO’da masaya yatırıldı KSO Başkanı Kütükcü, Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elvan’a iki ayrı rapor sundu AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan beraberindeki heyetle Konya Sanayi Odası’nda düzenlenen ‘Reel Sektör Ekonomi Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Konya Sanayi Odası meclis ve meslek komitesi üyelerinin yoğun katılımıyla yapılan toplantıda, sanayiciler Elvan’a sorunlarını ve çözüm önerilerini iletirken, KSO Başkanı Kütükcü de Elvan’a sanayicilerin taleplerini de içeren ‘Konya Sanayisi Güncel Ekonomik Durum Değerlendirme Raporu’ ile ‘Çalışma Hayatına İlişkin Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” isimli iki ayrı rapor sundu. Toplantının açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, 65. Hükümet Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’a böyle bir dönemde Konyalı sanayicilerle birlikte oldukları için teşekkür etti. Konya sanayisinin zor ekonomik şartlara rağmen yılmadan üretmeye devam ettiğini vurgulayan Kütükcü, “Ülkemizi hep beraber, yüksek faiz-yüksek kur ve yüksek enflasyon sarmalından çıkararak, yeni ve güçlü bir ekonomik rotaya sokma

mücadelesi veriyoruz. Bu gemiyi sakin sulara çıkarmak hepimizin ortak sorumluluğu. Ancak bu dönemde işletmeler olarak daha fazla desteklenmeye ihtiyacımız var. Birinci önceliğimiz şirketlerimizin, sanayi tesislerimizin yaşatılması ve ülkemizin kazanımlarının korunması olurken, ikinci önceliğimiz de içinde bulunduğumuz ekonomik sürecin sebeplerini ortadan kaldıracak kalıcı tedbirler almak olmalı. Özellikle yüksek ithalat bağımlılığımızı ortadan

kaldıracak tedbirler geliştirmeliyiz” şeklinde konuştu.

Enerjiden istihdama daha çok desteğe ihtiyaç var

Kur ve faiz tarafındaki yükselişin, sanayicilerin üretim maliyetini çok ciddi oranda artırdığını vurgulayan Kütükcü, “Devletimizde alınan tedbirler, yapılan düzenlemeler ve destekler için teşekkür ederiz. Ancak üretimin devamını sağla-


mak için daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Sanayicilerimiz artan enerjiden istihdama kadar pek çok alanda yeni desteklere ihtiyaç duyuyor” şeklinde konuştu.

Bizim için reel sektör çok önemli

AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ise, Konya’nın güçlü bir sanayi alt yapısına sahip olduğunun altını çizerek, “Her zaman söylüyoruz, Konya fabrika yapan fabrikalara sahip bir il. Birçok sanayi kentine göre farklılık arz eden avantajları var. Bu dönemde özellikle yatırım malı üreten sanayicilerimizin sıkıntıları olduğunu da biliyoruz. Bunların hepsini çözmek bizim görevimiz. Bizim için reel sektörün ayakta tutulması, tezgahların kapanmaması, üretimin devamı çok önemli. Bugüne kadar pek çok tedbir alındı. Önümüzdeki günlerde yeni ilave tedbirleri de devreye sokmuş olacağız” dedi.

ekonomik göstergelerin hiçbirinin olumsuz seyretmediğini ancak yurt dışı kaynaklı telkinler sebebiyle Şubat ayında sonra bazı yabancı fonların Türkiye’den çıkmaya başladığını anlattı. Bu çıkışların kaynağının Türkiye aleyhine yapılan ve hiçbir gerçekle örtüşmeyen olumsuz kampanyalar olduğuna dikkat çeken Elvan, şunları söyledi: “Ülkemizin aleyhine pek çok olumsuz kampanya yaptılar. Ocak ayından itibaren sürekli olarak yabancılara, ‘Türk parasından çıkın’ diye telkinde bulundular ve Şubat ayında itibaren de Türkiye’ye parasını getirmiş fonlar, Türk lirasını dövize çevirerek yavaş yavaş çıktılar. Bunların hepsi de ciddi zarar ederek, telkinlerle çıktılar, hiç birisi kar etmedi.

Ekim başına kadar bu çıkış devam etti. Ekim ayında ise ilk defa net bir portföy girişi olduğunu görüyoruz. Ayrıca kısa vadeli borçlarımız, yani bankaların ve özel sektörün ödemesi gereken miktar 2018 yılında, son 5 yıldan daha düşük. 2013’te kısa vadeli borçlara cari açığı da eklediğimizde 143 milyar dolar idi. Şu an 116 milyar dolar. Kısa vadeli borçlara baktığımızda şirketleri ve bankaları zora sokacak bir yapı yok” Konuşmasının ardından toplantıya katılan sanayicilerin sorunlarını tek tek dinleyen Elvan, sanayicilerden gelen taleplerin hepsini partinin üst kurullarına taşıyacaklarını ve çözüm üretmek için çalışacaklarını ifade etti.

Kısa vadeli borçlarda şirketleri ve bankaları zora sokacak bir yapı yok

Konuşmasında bugünkü ekonomik durumla ilgili görüşlerini de sanayicilerle paylaşan Elvan, Türkiye’de bütçe açığı, cari açık, ihracat, büyüme gibi makro www.metropoldergileri.com

57


HABER

58

MODERN ÇEHRESİYLE YENİ BİR MERAM YÜKSELİYOR Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, büyük ilgi gören Aymanas, Aksinneve Uluırmak Evleri’nden sonra bir dev projenin daha müjdesini verdi. Başkan Fatma Toru, 3 projede yer alan 3 bin konuttan sonra Büyük Aymanas Mahallesi’nde 2500 konutluk bir projenin daha hayata geçirileceğini söyleyerek “Yaklaşık 6 bin konutluk bu hamle ile Meram, kabuğunu yırtıyor ve onyıllardır beklediği modern görünüme hızla kavuşuyor” diye konuştu. Meram Belediyesi’nin ilçeyi imar ve ihya etme çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bu çerçevede peşpeşehayata geçirilen Aymanas, Aksinne ve UluırmakEvlerinde temeller atıldı. Büyük ilgi toplayan bu projelerde adeta bir talep patlaması yaşandı. Meram Belediye Başkanı Fatma Toru,büyük ilgi gören bu üç kooperatifin ardından belediye öncülüğünde hayata geçirilecek olan 2500 konutluk dördüncü proje ‘Büyük Aymanas Evleri’nin müjdesini verdi.

MERAM BELEDİYESİ’NİN PROJELERİNE REKOR BAŞVURU Kooperatiflerin gördüğü ilginin memnuniyet verici olduğunu ve bu ilginin belediyeye ve dönüşüme duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu kaydeden Meram Be-

lediye Başkanı Fatma Toru, “Aymanas Evleri konut Yapı Kooparatifi’nde448 konut için 1881, Aksinne Konut Yapı Kooperatifi’nde 846 konut için 3498, 1646 dairelik Uluırmak Evleri için 2223 başvuru yapıldı. Faizsiz sistemle Meram’da ev sahibi olma hayali kuranların hayallerini gerçeğe dönüştürüyoruz. Son dönemde hayata geçirdiğimiz yaklaşık 3 bin konut çalışmamızda milletimizin teveccühüne mazhar olduk. Son müjdemizi ‘Büyük Aymanas’ için veriyoruz. Büyük AymanasMahallesi Kentsel dünüşüm alanında 2500 konutluk dev projemiz yükselecek. Meram’ın büyük değişimine ve dönüşümüne hep birlikte şahit oluyoruz” dedi.

MERAM’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM İLK

MEYVESİ; AYMANAS EVLERİ

Kentsel dönüşüm çalışmalarındaMeram Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ilk hamle Aymanas Evleri Konut Yapı Kooperatifi oldu. Kooperatifin ve bölgeye yapılacak caminin temelleri Temmuz ayı içinde atıldı. Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, göreve geldiklerinde imar ve mülkiyet sorunlarının çözümü noktasında verdikleri sözleri yerine getirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

“DÖNÜŞÜMDE BÜYÜK BİR BAŞARI YAKALADIK”

Başkan Fatma Toru, mahallelerin ihtiyacına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade ederek “Göreve geldiğimizde mahalle muhtarlarımızla, temsilcilerimizle ve halkımızla bir araya gelip mahallelerimizin eksiklerini tespit etmiştik. Öncelikli ihtiyaçlar noktasında çözümler geliştirmiştik. Meram Konyamızın yeşil incisi. Yeşil olmanın da bir bedeli var. Doğal sit alanları, plansız yerleşimler, süreç içerisindeki gelişimle birlikte Aymanas Mahallesi de pek çok mahallemiz gibi kentsel dönüşüm ve imar planı noktasında taleplerini iletmişti. Allah’a şükür görevimiz süremiz boyunca, 2014 yerel seçimlerinde mahallelerimize imar ve mülkiyet sorunlarına yönelik vermiş olduğumuz sözlerin hepsini yerine getirdik” şeklinde konuştu.


BAŞKAN TORU: “MERAM HER PROJEDE ÇITASINI YÜKSELTİYOR”

Kentsel değişim/dönüşüm adına önemli projelere imza atan Meram Belediyesi, ilçeyi imar ve ihya etme çalışmaları çerçevesinde Aksinne Mahallesinde 846 dairelik bir konut hamlesi daha hayat buluyor. Başkan Toru, belediyenin kentsel dönüşümde ortaya koyduğu her projede kendi çıtasını yükselttiğini söyledi ve “Bu noktada attığımız her adım başaramayacağımızı düşünenlere en güzel yanıtımızdır” diye konuştu. Aksinne Evleri’nin, Konya’nın parlayan yıldızı Meram’daki dönüşüm alanlarında halkımızın konut sahibi olmalarına katkı sağlayacağını söyleyen Toru konuşmasını şöyle sürdürdü; “Vatandaşlarımız klasik kooperatif anlayışının da ötesinde, özel finansman ve yapı modeliyle şehrin merkezinde Meram markasıyla kısa sürede konut sahibi olacaklar. Belediye öncülüğünde kurulan kooparatifle piyasadaki güven sıkıntısının yaşanmadan ve hassasiyeti olan vatandaşlarımız faize bulaşmadan rahatlıkla ev sahibi olabilecekleri için bu kooperatifimize çok yoğun ilgi gösterdi. Bu ilgi için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum”

ULUIRMAK’TA DÖNÜŞÜMLE YENİ VE MODERN ÇEHRESİNE KAVUŞUYOR

Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, ilk etabı 1646 daireden oluşan Uluırmak Evlerinin temelinin geçtiğimiz günlerde atıldığını hatırlatarak “Meram Belediyesi olarak bu noktada çok hızlı hareket ettik. Vatandaşların en kolay ve en güvenilir şekilde ev sahibi olma olanağının sunulacağı projenin ihalesi tamamlandı, hak sahipleri belirlendi ve hemen ardından temeli atılarak çalışmalara başlandı. Yaklaşık 91.000 m²’lik bir alana hitap eden kooperatifin yeşil alanı 32 bin m². Konya’nın en cazip bölgelerinden biri olan Uluırmak’ta ev sahibi olmak isteyenlerhayallerine bu yatırım ile kavuşacaklar” diye konuştu.

BAŞKAN TORU 2500 DAİRELİK YENİ BİR PROJENİN MÜJDESİNİ VERDİ

Fatma Toru, bu üç çalışmanın ardından Ocak ayı içinde hayata geçecek yeni bir projenin daha müjdesini verdi. Başkan Toru sözlerini şöyle sürdürdü; “Bugüne kadar Meram’da hayat bulan yaklaşık 3 bin konut için gerçekleştirilen kuralarda

çıkmayanlar üzülmesinler. Büyük Aymanas Mahallesinde yaptığımız imar uygulamasında sona gelindi. Ocak ayı içerisinde 2500 dairelik uygulamamızla vatandaşlarımıza yeni bir alternatif sunmuş olacağız. Büyük Aymanas Mahallesindeki bu proje ile toplam konut sayımız 6 bin konuta yaklaşmış olacak. Allah hak kazanan herkese sağlık içinde oturmayı nasip etsin.”

“DEĞİŞİM/DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARIMIZ SORUN TAMAMEN BİTENE KADAR SÜRECEK” 50 milyon metrekareye varan 60 mahallede, yani Meram’ın nüfusunun 3’te 2’sinin ikamet ettiği alanlarda yeniden şekillen-

dirme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Toru, “Önümüzdeki 100 yıl boyunca mahallelerimizin gelişimine yön vermek basit bir süreç değil. Ortak fikirle birlikte planlarımızı gerçekleştirdik. 18. Madde uygulamalarımız devam ediyor. Uygulamanın bittiği mahallelerimizde tapu devirlerine başladık. Meram’da şu anda Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm hamlelerinden biri gerçekleştiriliyor. 1,5 milyon metrekarede, 5 farklı bölgede başlamış olduğumuz kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında temelimizi bir bir atıyoruz. Sürecin en hızlı şekilde devam ettirileceğinden kimsenin şüphesi olmasın” dedi. www.metropoldergileri.com

59


HABER

60

Gümrük vergisi muafiyetlerinden nasıl faydalanılır? Dünya perakende e-ticaret pazarının 2021 yılında 4,5 trilyon dolar olması bekleniyor. Bu rakamdan pay almak için gümrük vergilerini en iyi şekilde değerlendirerek, e-ihracata kanalize olmak isteyenler geleceğin e-ihracat rakamlarını göz önünde bulundurması gerekiyor. Gümrük vergisi muafiyetlerinin sınır ötesindeki fırsatlar için açık kapı sağladığını belirten B2CDirect’in CEO’su Yusuf İbili, markasını sınır ötesine taşımak, e-ihracat yapmak isteyen herkes için bunun bir fırsat olduğunu belirtiyor ve gümrük vergisi muafiyetlerinden nasıl faydalanılması gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Avrupa’da perakende internet alışverişinin %71’i sınır ötesinden yapılıyor. 28 AB ülkesinde hane halkının %85’inde hızlı internet kullanımı var. Özellikle çalışan, aktif yaş grubundaki kesimin özel kullanımları için internetten ürün ve hizmet alışverişi oranı ise %57. Bu rakamlar gümrük vergisi muafiyet fırsatlarının büyüklüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Avrupa’da hazır giyim ürün gruplarında, 22 Euro’ya kadar olan gönderilerde gümrük vergisi ve yurt dışı KDV ödenmediğinden bu ürün grubu, hem e-ihracat gönderisi hem de sınır ötesinden en çok tercih edilen alışveriş kategorisi olarak öne çıkıyor. Avrupalı tüketiciler için, geniş ürün yelpazesi ve fiyat hassasiyetine önem verildiği takdirde, bu pazarda yer edinilebilir.

Rusya’ya ve Ukrayna’daki gümrük vergisi fırsatları

Fırsatların yüksek alım gücüyle en çok Avrupa’da kendini gösterdiğinin altını çizen İbili, “Avrupa dışındaki diğer ülkelere bakarsak, bir çoğunda gümrük muafiyetinin daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu ülkelerin başında ithal ürünlerin revaçta

olduğu yanı başımızdaki Rusya, dünyanın en hızlı büyüyen e-ticaret ülkelerinden biri. 2017 yılında Rusya’da e-ticaret hacmi 27 milyar dolara ulaştı. Rusya’da yapılan online alışverişlerin her 3 tanesinden 1’i sınır ötesinden yapılıyor. Rusya’ya gönderdiğiniz 1.000 Euro’ya kadar olan siparişlerde gümrük vergisi ve yurt dışı KDV’den muaf olunuyor, bu da özellikle deri, kürk gibi pahalı ürünlerin e-ihracatını yapan firmalar için daha karlı satışlar anlamına geliyor” diyor. Rusya gibi Ukrayna’da da tüketiciler arasında sınır ötesi online alışverişin popülaritesini hızla artıyor. Üstelik gümrük vergisi ve yurt dışı KDV muafiyetinin günlük 150 Euro’ya kadar olması tüketicilerin alışveriş sıklığını artırarak Ukrayna’da sınır ötesi satışlarını cazip hale getiriyor.

Amerika’da her 10 kişiden 8’i sınır ötesinden alışveriş yapıyor

Amerika’nın dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkelerden biri olarak sınır ötesi online alışverişte de önde gelen pazarlardan biri olduğuna dikkat çeken Yusuf İbili, “Amerika’ya e-ihracat gönderileriniz için 800 dolara kadar olan gönderilerde gümrük vergisi ve yurt dışı KDV ödenmiyor. Amerika’da her 10 kişiden 8’inin sınır ötesinden alışveriş yaptığını dikkate alırsak, Amerika’nın e-ihracat için ne kadar önemli bir pazar olduğunu görürüz” diyor. Azerbaycan pazarına bakıldığında, ülkede büyük e-ticaret sitelerinin olmaması tüketicileri yurtdışı alışveriş sitelerine

yönlendirdiği görülmekte. Aylık 500 Euro altındaki siparişlerde gümrük vergisi ve yurt dışı KDV alınmaması Azerbaycan’ı e-ihracat yapmak isteyen firmalar için büyük bir niş pazar haline getiriyor. İyi kurgulanmış bir e-ticaret sitesiyle tüketicilerin ihtiyaçları doğrultusunda ürünleri Azerbaycan pazarına sunmanın mantıklı bir girişim olacağını vurgulayan Yusuf İbili, körfez ülkelerindeki gümrük vergisi fırsatlarını değerlendirdi.

Körfez ülkeleri lüks giyim, kozmetik ve geleneksel ürünlere talep gösteriyor

Körfez ülkelerinin son zamanlarda Türkiye’deki ürünlere olan ilgisinin giderek artması e-ihracatı da bu yöne doğru çekiyor. Körfez ülkelerindeki tüketiciler daha çok lüks giyim, kozmetik ve geleneksel ürünlere talep gösteriyor. Körfez ülkelerinde, 270 dolar altındaki siparişlerde gümrük vergisi ve yurt dışı KDV muafiyeti, bu kategorideki ürünleri değerlendirme fırsatını öne çıkarıyor. Gümrük muafiyetleri ile birlikte müşterilere KDV’siz fatura kesip ihracatta sağlanan KDV iadesinden yararlanabileceğinin altını çizen Yusuf İbili, “Özel bankalar ve devletin verdiği özel ihracatçı kredilerinden ya da ihracatçı teşviklerinden de faydalanabilirsiniz. Bu da gönderilerinize daha az maliyet imkanı vererek, daha çok kâr etmenizi sağlar. Gümrük muafiyeti kapsamında yer alan tutarın altında göndereceğiniz siparişler için sadece ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) oluşturmanız yeterli” dedi.


www.metropoldergileri.com

61


ARAŞTIRMA

62

Ara Güler’in keşfettiği kent:

Aphrodisias Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz dünyaca ünlü fotoğrafçımız Ara Güler’in 1958 yılında tesadüfen Afrodisias antik kentini keşfettiğini biliyor muydunuz? Büyük ustanın anısına bu keşfin ilginç hikayesini sizlerle paylaşmak istedik. 1958 yılında Aydın’ın Geyre beldesinde bir baraj açılışı için bölgeye gazeteci olarak giden ve dönüşte yolunu kaybeden Ara Güler, bir köyden geçerken köylülerin tarihle iç içe yaşadığını görür. Köyde yaşayan insanlar tarafından Roma sütunları ve mimari parçaları hala kullanılmaktadır. Köyde yer alan her türlü mimari yapı, Roma dönemi eserlerini de barındırmaktadır. Tarihi lahitler bile üzüm şırası süzmek için kullanılmaktadır ve köyün her yeri tarihi eserlerle doludur. Ara Güler, şaşkınlık içinde bu güzelliklere baktıktan sonra köyün çeşitli yerlerinden onlarca fotoğraf çeker ve İstanbul’a döndükten sonra bu bölgeyi araştırmaya başlar. Fakat hiçbir bilgiye ulaşamaz. Çektiği fotoğrafları çeşitli kuruluş-

lara gönderir fakat beklediği ilgiyi bulamaz. En sonunda fotoğrafları Times’a gönderir. Times fotoğrafların renkli olanlarını çekmesini ister ve Ara Güler tekrar aynı köye giderek renkli fotoğraflar çeker. Bu yolla dünya basınına dağıtılan fotoğraflar bir anda büyük yankı uyandırır. Amerika’dan gelen arkeologlar Geyre’de araştırma yapmaya başladıklarında burasının Roma İmparatorluğu’na ait, tarihi MÖ. 500’li yıllara dayanan ve ismini tanrıça Afrodit’ten alan Aphrodisias antik kenti olduğu anlar. Prof. Dr. Kenan T. Erim Aphrodisias’a gelip hayran olduktan sonra, 1961’de Aphrodisias’ı kazmaya başlar. Ara Güler, yaptığı bir röportajda Aprodisias ile tanışmasını şu sözlerle anlatı-


dönemi şehri olup antik dönemde Aphrodite Kutsal Alanı ve mermer heykeltıraşlık eserleriyle ünlenmiştir. Seyyahların ve turistlerin 18. yüzyıldan beri tanıdığı şehir 20. yüzyılın başından itibaren bilimsel araştırmalara konu olmuştur. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde 1961 yılından bu yana New York Üniversitesi tarafından sürdürülen kazı çalışmalarına 1995 yılında Oxford Üniversitesi de dahil olmuştur.

yor: “Devir 1958. Adnan Menderes’in son zamanlarıydı. Aydın’da valiye gittim. ‘Adnan Menderes’in açılış yapacağı baraj var. Beni oraya gönder, açılışta resim çekeceğim’ dedim. Şoför dedi ‘Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan gidelim.’ Kestirme yoldan giderken yolu kaybettik. Yolu kaybedince de nereye gitsek karşıma hep o büyük kayalar çıkıyordu. Güneş battı ve zifiri karanlık oldu. Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. Kaybolduk! Baktım bir ışık var. Bir kahve… Kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. Lüks lambasıyla aydınlanıyordu. Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. Sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar. Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır. Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim. Harabe dediğin harabedir. Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu, tarih içinde yaşayan bir şehir… Baktım ki taşların içinden suratlar bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın adı geldi; Aphrodisias çığlığı… O taşlar bana bakıyor ve “beni buradan kurtar!” diye çığlık atıyor.”

Aphrodisias - Modern Türkiye’de bir Roma şehri Aphrodisias Türkiye’nin güneybatısında, Antik Karia bölgesinde yer alan, çok iyi korunmuş bir Roma

Aphrodisias, 9 Temmuz 2017’de UNESCO Dünya Mirası Komitesi 41. Oturumunda Dünya Mirası Listesine kaydedilmiştir.

Aphrodisias Kazılarının Önemi

Aphrodisias’ta bilimsel kazılarla ortaya çıkarılan anıtlar ve bu anıtlarla ilişkili heykel ve yazıtlar, antik kentin sosyal tarihi ve görsel kültürü hakkında birçok detayın günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Aphrodisias, Yunan ve Roma kimliği arasındaki etkileşim, imparatorluğun işleyişi, dini çatışmalar ile uzlaşmalar ve antik dönemden Ortaçağ’a geçiş gibi kapsamlı konularda çok değerli bilgiler sağlamaktadır. Şehirde elde edilen bulgular antik dünya hakkındaki anlayışımızın büyük ölçüde değişmesine neden olmuştur.

Ara Güler

Fotoğraf sanatına ömrünü adayan dünyaca ünlü fotoğrafçı Ara Güler, 90 yaşında hayatını kaybetti. Güler arkasında yüzlerce eser bıraktı. İşte duayen fotoğrafçının kısa kısa hayat hikayesi: 16 Ağustos 1928’de Beyoğlu, İstanbul’da dünyaya gelen Ara Güler, lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalışırken Muhsin Ertuğrul’un tiyatro kurslarına devam etti. 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başlarken aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine devam etti. 1962’de Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen “Master of Leica” unvanını kazandı. 1964’de Mariana Noris’in ABD’de basılan “Young Turkey” adlı yapıtında fotoğrafları kullanıldı. 1972’de Paris Ulusal Kitaplıkta sergisi açıldı.1975’de ABD’ye davet edildi ve yine aynı yıl Yavuz zırhlısının sökülmesini konu alan “Kahramanın Sonu” adlı bir belgesel film çekti. 1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Foto Muhabirliği” dalındaki birincilik ödülünü aldı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları 1992’de Fransa’da, ABD ve İngiltere’de “Sinan, Architect of Soliman the Magnificent” adlı kitabı yayımlandı. Aynı yıl “Living in Turkey” adlı kitabı Ingiltere, ABD ve Singapur’da “Turkish Style” başlığıyla, Fransa’da “Demeures Ottomanes de Turquie” adıyla yayımlandı. 1994’de “Eski İstanbul Anıları”, 1995’de “Bir Devir Böyle Geçti”, “Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü” fotoğraf kitapları yayımlandı. Ara Güler’in fotoğrafları Paris Ulusal Kitaplıkta, ABD’de Rochester Georg Eastman Müzesi’nde Nebraska Üniversitesi Sheldon Koleksiyonu’nda bulunuyor. Köln Mueseum Ludwing’de Das Imaginare Photo Museum’da fotoğrafları sergileniyor. www.metropoldergileri.com

63


KÖŞE

64

Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK KULAK, BURUN, BOĞAZ HASTALIKLARI

Sadece çınlama mı? Kulak çınlaması ya da tinnitus ses uyaranı olmaksızın ses algılanması olarak tanımlanır. Tinnitus nüfusun yaklaşık olarak %10’unu etkileyen ve pek çok nedene bağlı olabilen bir semptomdur. Yaşlılarda bu oran daha da artmaktadır. Kulak veya kafa içinde duyulabilir. Tek veya çift taraflı, geçici ya da sürekli olabilir. En çok orta kulak yada iç kulak hastalıklarına bağlı işitme kayıpları çınlamaya neden olmaktadır. Çalışma ortamındaki devamlı yüksek ses, yüksek sesle uzun süreli müzik dinleme, silah atma gibi ani yüksek sesler en sık çınlama nedenleridir. Çocukluk yada gençlik dönemindeki bu hasarlar orta yaşta veya sonrasında şikayet oluşturabilmektedir. İşitme kayıpları dışında, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, vitamin yada bazı elementlerin eksikliği, ilaç yan etkileri gibi bir çok nedene bağlı olarak oluşabileceği gibi iç kulak tümörleri, orta kulaktaki kasların istemsiz kasılmaları, damar tümörleri, çene eklem hastalıklarına bağlı da ortaya çıkabilir. Kulak kemiği içinde orta kulak duvarına yerleşen damar tümörleri ‘Glomus Tympanicum’ , kulak kemiğinin alt kısmına yerleşen ‘Glomus Jugulare’ çınlamaya neden olan 2 önemli tümördür. Neden oldukları çınlama nabızla senkron karakterdedir. yani hasta kalp atışını kendi kulağında duyar. Kulakta

dolgunluk, işitme kaybı semptomlara eşlik edebilir. Tümör büyüdüğünde yüz felci, kulak ağrısı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, tümöral kitleye bağlı kulaktan kan gelmesi gibi şikayetlere neden olabilir. Nabızla senkron kulak çınlaması şikayeti olan hastaların bu tümörlerin varlığının araştırılması için bir KBB uzmanına başvurmaları gerekmektedir. Yapılan muayenede kulak zarı ar-

kasında kırmızı - mavi damarsal kitle görülmesi halinde iç kulağa yönelik çekilen tomografi ve MR ile tanı konulabilir. Radyolojik ve anjiolagrafik olarak değerlendirilen tümör kafa içerisine yayılım yapmamış, çevre dokularda hasar oluşturmamış ve damarsal yapılarla ilişkili değil ise tedavi sekli cerrahi

yaklaşımdır. Cerrahi girişim öncesinde tümörün beslenmesini azaltmak amacıyla damarlara embolizasyon yapılabilir. Yavaş büyüyen bu tümörler tedavisiz kaldıklarında yıllar içinde büyüyerek çevrelerindeki hayati önemdeki yapılara zarar verecek boyuta ulaşabilir ve ameliyatla tam olarak çıkartılması zorlaşır. Bu nedenle tanı konduğunda operasyona engel bir durum yoksa cerrahi tedavi kesin çözüm olmaktadır. Ancak tümörün yerleşim yeri, hayati damar ve sinirlere yakınlığı dolayısıyla bu cerrahi özel bir dikkat ve deneyim gerektirir. Kulak çınlaması olan bir hasta ne kadar erken hekime başvurursa o kadar çok başarı elde edilmektedir. Günümüzde yapılan çalışmalar özellikle ilk 6 aydaki tedavilerin başarı oranının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Kulak çınlaması olan hastanın ayrıntılı kulak muayenesinin, işitme testinin yapılması, gerekirse radyolojik ve laboratuvar incelemerin yapılması ve bu sonuçlara göre uygun tedavi yöntemi uygulanması gerekir. Çınlamadan korunmak için okuyucularımıza en önemli önerim gürültüden uzak kalmaları, yüksek ses ile müzik dinlememeleri, gürültülü ortamda kalacaklarında bir kulak tıkacı ile kendilerini korumalarını, tansiyon yüksekliğine ve kan şekerine dikkat etmelerini öneririm.


www.metropoldergileri.com

65


HABER

66

Esnek çalışma, küresel ekonomiye 2030’a dek 10 trilyon dolar katkı sağlayacak Esnek çalışma tüm ekonomilerde dalga etkisi yaratarak işletmelere tasarruf ettirecek, masrafları azaltacak ve üretkenliği artıracak. ABD yıllık 4,5 trilyon $ değerinde bir ekonomik büyümeye şahit olabilir. Çin %193 artışla en yüksek gayrisafi katma değeri görebilir. Esnek çalışmanın yaygınlaşması, 2030’a dek insanlara ev ve iş arasındaki yolculuklarda harcadıkları 3,53 milyar saatlik süreyi geri kazandırarak bireyler için de fayda sağlayacak. Değişen çalışma alanı uygulamalarına ilişkin ilk kapsamlı sosyo-ekonomik araştırmaya göre, esnek çalışmanın öngörülen hızlı yaygınlaşması ile küresel ekonomi 2030’a dek 10,04 trilyon $ kazanç sağlayabilir. Regus tarafından yetkilendirilen ve bağımsız ekonomistler tarafından yürütülen analizde, esnek çalışmanın hem günümüzdeki durumunu hem de 2030’a kadar karşılaşılacak gelişmeleri araştırmak için 16 temel ülke incelendi.

Ekonomik faydalar Regus, en gelişmiş ekonomilerde 2030’a dek tüm istihdamın %8’i ila %13’ünün esnek çalışma alanlarında yürütüleceğini tespit etti. Esnek çalışmanın daha da yaygınlaşmasıyla işletmeler tasarruf edecek, işletme masrafları azalacak ve üretkenlik artacak. Bu da ana faaliyet alanlarından tedarik zincirlerine kadar ekonomide dalga etkisi yaratacak. Belirgin faydaları arasında hem işletme hem de bireylerin üretkenliğinde artış, esnek çalışma alanları kullanan şirketler için ofis alanı masraflarında azalma ve işe gidip gelirken harcanan süreden milyonlarca saat tasarruf etme imkânı

yer alıyor. Tüm bu etkenler esnek çalışmanın ekonomideki gayrisafi katma değerine katkı sağlıyor. Gayrisafi katma değerleri sırasıyla %193 ve %141 oranında artacağı düşünülen Çin ve Hindistan’ın esnek çalışma sayesinde gayrisafi katma değerlerinde en büyük artışı görecekleri öngörülüyor. Bu artış yıllık olarak Çin için 1,4 trilyon $, Hindistan için ise 375,8 milyar $’a karşılık geliyor. ABD esnek çalışma ile ekonomisinde sağlanacak katma değer bakımından %109 ile daha düşük bir orana sahipken, 4,5

trilyon $’lık gayrisafi katma değer ile en yüksek rakamları görecek.

Kişisel faydalar Araştırma, esnek çalışmanın yalnızca ekonomilere değil, bireylere de katkısı olduğunu tespit etti. Uzaktan çalışanların, onlarla aynı sektörde fakat geleneksel çalışma alanlarında çalışmakta olanlara kıyasla işlerini sevdiklerini söyleme olasılığının neredeyse iki katı kadar olduğu görülüyor.


Bunda bireylerin uzaktan ve esnek çalışma ile kazanacakları zamanın çok büyük etkisi olduğu söylenebilir. Esnek çalışmanın günümüzdekinden daha büyük bir hızla artma olasılığını ortaya koyan bir senaryo üzerine kurulu hızlandırılmış büyüme modeline göre, uzaktan çalışma ile ev ve iş arasındaki yolculukların azaltılması 2030’a dek 3,53 milyar saat kazandırabilecek. Bu süre, her sene 2,01 milyon kişi tarafından işte geçirilen süreye denk geliyor. Çin, ABD, Hindistan ve Japonya’daki insanlar, bu hızlandırılmış büyüme senaryosuna göre yolculuktan en fazla zaman kazananlar olacak. Çin’in çalışan nüfusundaki her bir birey iki saat kazanırken, ABD’deki çalışanlar ise ev ve iş arasındaki yolculuk sürelerini kısaltarak neredeyse tam bir gün daha fazladan izin hak edecek.

gösterirken. Umuyoruz ki işletmeler bu çalışma alanı devriminin parçası olma olanağını değerlendirirler ve dünya çapında çalışanlara esnek çalışma alanları sağlamayı sürdürürler”. Development Economics’ten ve raporun yazarlarından Steve Lucas ise şöyle yorumluyor: “Bu çalışmanın da gösterdiği gibi, esnek çalışma insanlara daha fazla kişisel zaman verilmesiyle, yeni pozisyonlar yaratılmasıyla ve üretkenliğin artmasıyla topluma belirgin faydalar sağlayacak. Bu öngörüler esnek çalışmanın insanların ve işletmelerin gelecek yıllarda benimsemesi gereken bir ekonomik güç olduğunu gösteriyor”.

2030’a dek 16 ülkenin ekonomisine 10,04 trilyon $ katkı sağlayacak

• Regus araştırmasında Avustralya, Avusturya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hong Kong, Hindistan, Japonya, Hollanda, Yeni Zelanda, Polonya, Singapur, İsviçre, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere 16 ülkede esnek çalışmanın sosyo-ekonomik etkileri incelendi. Araştırmanın bulgularına göre: • Esnek çalışma, 2030’a dek 16 ülkenin ekonomisine 10,04 trilyon $ katkı sağlayacak. Bu miktar, Japonya ve Almanya’nın günümüzdeki gayrisafi yurt içi hasılalarının toplamından bile yüksek. • 2030’a dek ABD esnek çalışmadan yıllık 4,5 trilyon $ kadar bir ekonomik kazanç sağlayabilir. Bu miktar, ABD’nin günümüzdeki GSYİH’sinden %20 daha fazla ve Almanya’nın toplam güncel GSYİH’sinin üzerinde. • Çin’de esnek çalışan insanların oranı nispeten düşük olacak ancak 2017’ye kıyasla 2030 yılında %193 oranında ekonomik kazanç ile şimdiye kadarki en büyük kazancını elde edecek. Bu miktar toplamda 1,4 trilyon $’lık devasa bir büyümeye denk gelebilir. • Esnek çalışma 2030’a dek 16 ekonomide 3,5 milyar saatlik yolculuk süresini ortadan kaldırabilir. • ABD’de daha fazla kişi esnek çalıştığı takdirde neredeyse 960 milyon saat kazanılabilir. Bu da ABD’de çalışan her kişi için neredeyse bir tam günlük ek izne denk geliyor. • Çin, esnek çalışma ile geri kazanılacak 1,4 milyar yolculuk saati ile zaman bakımından en büyük potansiyel kazanımı sağlıyor.

Regus Grup Genel Müdürü Ian Hallett görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Esnek çalışma yalnızca işletmelere değil, toplumlara ve ekonomilere de fayda sağlayacak güçlü bir araç. Bu, dünya çapında milyonlar tarafından esnek çalışmanın hızla standart bir uygulama hâline getirilmesiyle mümkün oldu”. “Esnek çalışmanın artmasıyla toplumumuzun sağlayabileceği faydaları düşünmek oldukça heyecan verici; hele ki 2030’a dek büyüme öngörüleri, gelecek on yıllarda esnek çalışmanın ne kadar temel bir olgu hâline geleceğini www.metropoldergileri.com

67


HABER

68


www.metropoldergileri.com

69


SPOR

70

Rasim Mövsümov BALLON D’OR JÜRİ ÜYESİ

ŞENOL GÜNEŞ İLK 5’DE, GURBAN GURBANOV ZİRVEDE Kulübüne sadık teknik direktörler TEKNİK DİREKTÖR

Şenol Güneş 2015 yılından bu yana Beşiktaş’ı çalıştırıyordu. Şenol Hoca, bu sezon final maçı Bakü’de düzenlenecek Avrupa Ligi’nde mücadele eden takımların teknik direktörleri arasında şimdiki görevinde en uzun süre kalan 5 kişiden biri. Listede 1. sırada ise Azerbaycan’ın Karabağ kulübünün teknik direktörü Gurban Gurbanov. 46 yaşındaki çalıştırıcı 2008 yılından beri bu takımda görev yapıyor. İkinci sırada ise 2013’ten bu yana Danimarka’nın Kopenhag kulübünün teknik direktörü Norveçli

Stale Solbakken. Gurban Gurbanov, 2017/18 sezonunda da Şampiyonlar Ligi’nde takımların teknik direktörleri arasında şimdiki görevinde en uzun süre kalan kişi idi. Gurbanov, bu göstergede 2011 yılından bu yana Atletico Madrid’in teknik direktörü olan Diego Simeone, 2014 yılından bu yana Juventus’u çalıştıran Massimiliano Allegri ve tüm diğer antrenörleri geride bırakıyor. Listede, 2018/19 Avrupa Ligi kulüplerinde 2. ve daha fazla sezon görev yapan teknik direktörler yer alıyor.

TAKIM

GÖREVE BAŞLAMA YILI

Gurban Gurbanov

Karabağ

2008

Stale Solbakken

Kopenhag

2013

Vasyl Sachko

Vorskla Poltava

2014

Şenol Güneş

Beşiktaş

2015

Geir Bakke

Sarpsborg 08

2015

Brendan Rodgers

Celtic

2016

Dino Toppmöller

F91 Dudelange

2016

Sofronis Avgousti

Apollon Limasol

2016

Rudi Garcia

Marseille

2016

Simone Inzaghi

Lazio

2016

Heiko Herrlich

Bayer Leverkusen

2017

Marco Rose

RB Salzburg

2017

Jindrich Trpisovsky

Slavia Prag

2017

Hein Vanhaezebrouck

Anderlecht

2017

'Quique' Setien

Betis

2017

Gennaro Gattuso

Milan

2017

Philippe Clement

Genk

2017

Alyaksandr Khatskevich

Dinamo Kiev

2017

Razvan Lucescu

PAOK

2017

Marko Nikolic

MOL Vidi

2017


www.metropoldergileri.com

71


HABER

72

Şehrimizin spor tarihçisi ve kanaat önderlerinden Ömer Altay

‘TARİHİ SPOR SALONUMUZ, KONYA’NIN SPOR MÜZESİDİR’ Konya’nın en eski spor tesisi olan; taç kapı bitişiğindeki tarihi spor salonumuz ecdat yadigarımızdır. Çok acı!.. İlk mevlana ihtifallerinin de sahnelendiği bu spor abidemiz, yıkım tehlikesi ile karşı karşıyadır. Atalarımızın bizlere emaneti 70 yıllık spor salonumuzu gelecek nesillere aktarmak her konyalının boynunun borcudur. Millet bahçesi yapımına asla engel tekil etmeyen bu tarih abidemizin ayakta kalması için; kamu vicdanı, ecdadımıza sadakat ve hukuk çerçevesinde hepimiz duyarlılık göstermeliyiz Sporda Konya’nın tarihçisi ve kanaat önderi Ömer Altay, eski stadyum arazisinde yıkım çalışmaları sürdürülürken, ana girişin hemen sağında yeralan tarihi spor salonumuzun, şehrimiz spor kültür katmanının ayakta kalan en eski eseri olduğuna vurgu yaparak, ecdat yadigarı 70 yıllık salonumuzun koruma altına alınarak, gelecek nesillere taşınması için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini belirtti. Son dönemde, Türkiye’de ve şehrimizde tarihi eserlerimizin korunması, restore edilerek ayakta kalması konusunda çok önemli çalışmalar yapıldığına işaret eden Altay, “Konya’da da bu bağlamda; Selçuklu’dan yadigar Aleattin Tepesi sur kalıntılarımızın ortaya çıkarılması, Aleattin Köşkü’nün restorasyonu, tarihi Bedesten’imizin ihyası çok değerli hizmetler ortaya konmaktadır. Bu ve benzer çalışmalarda emeği geçen ve memleketimize hakça hizmet eden herkesten Allah razı olsun” dedi.

KONYA’MIZ; TARİH, HOŞGÖRÜ, SPOR VE KÜLTÜR MEDENİYETİ’NİN BAŞKENTİDİR Konya tarihinin korunmasına yönelik bu güzel hizmetler için minnettarlığını dile getiren Ömer Altay, aynı duyarlılığın, şehrimizin en eski spor abidesinden esirgendiğini belirterek; “Lakin; Tarih, Kültür, Spor ve Hoşgörü Medeniyeti Konya’mızda, ecdatlarımızın kemiklerini sızlatacak çok vahim bir spor tarihi yıkımla karşı karşıyadır. Geçmişin bize

emaneti, adeta Konya’nın spor müzesi niteliğindeki tarihi Spor Salonu’muz, yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Gözümüz gibi korumamız gereken 70 yıllık spor abidemize sahip çıkmak, korumak ve gelecek nesillere taşımak boynumuzun borcudur. Atalarımızın 1940’ların sonunda kıt kanaat bütçe ile tesis ettiği ve Konya Gençliği’ne armağan ettiği Taç Kapı girişinin hemen sağındaki bu butik salon, onlarca yıldır Konya Sporu’nun 70 yıldır çarpan yüreğidir. Biz Konyalılara emanet edilen ecdat yadigarı spor mabedimize kamu vicdanı ve adalet çerçevesinde sahip çıkamaz, koruyamaz, gelecek nesillere aktaramazsak; bizleri ne çocuklarımız, ne torunlarımız ne de tarih affetmez. Bu yıkım karşısında vicdan ve hukuk çerçevesinde hak arayışımız kaçınılmazdır” dedi. Konya’ya, en başta bizzat Konya’nın kendi dinamiklerinin sahip çıkması ge-

rektiğine işaret eden Ömer Altay, “Şehrimizde olup bitenden, tarihi değerlerimizin ayrıntısından herkes haberdar olmayabilir. Sayın Cumhurbaşkanlığı Makamı’mız ve Bakanlık da arazideki bu tarihi salonun; konumunun detayından, şehrimiz için mutlak korunması gereken kült bir eser olduğundan muhtemel ki haberdar değildir. Şehrimize ilişkin gelişmelerden, olup bitenin başsorumlusu biziz. Farkındalığı oluşturacak, yanlıştan döndürecek bizzat biziz. Şehrimizin dokusu, tarihi, eserleri önce bizlere, Konya’ya, bizzat biz Konyalılara emanettir” ifadesini kullandı.

İLK MEVLANA TÖRENLERİ DE BU TARİHİ SALONDA BAŞLATILDI “İlk Mevlana İhtifallerine de sahne olan Konya’nın ilk Spor Salonu buram buram tarihtir” diyen Altay, Tarih, Kültür ve Hoşgörü Medeniyeti’nin başkenti


Konya’mızda, spor kültürü tarihimizin ayakta kalan en eski sportif eserinin bu tarihi salon olduğuna vurgu yaparak, “Spor Tarihimizin bu nadide eserini korumak, yaşatmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu salon; her branştan sporcu ya da seyirci olarak milyonu aşkın Konyalı’nın hatıralarıyla ayakta kalan, spor adına sahip olduğumuz ilk ve en eski tesisimiz. Bu tarih abidemiz, muhafaza etmekle yükümlü olduğumuz en değerli spor hazinemizdir. 100 bin metrekare arazi, 1940’lı yıllardan beri Konya’nın akciğeri, hayat bahçesidir. Kompleksin hemen girişindeki Taç Kapı’nın sağında konuşlanan bu sempatik, butik tarihi spor salonumuz kod farkı olmayan mücevher sandığımızdır. Arazinin yaklaşık 40’da biri kadarcık bir alanı kaplamaktadır ki, hiçbir şekilde millet bahçesinin oluşumuna engel değildir. Bilakis Tarihi Taç Kapı ile bütünlük sağlamaktadır. Ecdadımızın bize en nadide spor emanetidir” dedi. Tarihi spor salonumuzun onlarca yıldır Konya ile bütünleştiğine de dikkat çeken ve hatıralarla yüklü, şehrimizin spor hafızası olan bu salonun asla yeni başka yapılarla yerinin doldurulamayacağına vurgu yapan Altay, “Hiç bir salon, 70 yıllık Ata yadigarı spor salonumuzun tek bir parkesinin karşılığı olamaz. Şehrimizde nesiller boyu, milyonu aşkın Konyalı gencin teriyle ıslattığı spor salonumuzun yüklendiği hatıraları ile bu butik spor salonumuz başlıbaşına Konya’nın bir spor müzesidir. Bu ecdat yadigarımız spor abidemizi yıkmak bir tarafa gözümüz gibi sakınmalı, tüm Konyalının duyarlılığı ve emekleriyle derhal koruma altına almalıyız” dedi.

şehir merkezinde emsal iki salonun yıkımına karşı çıkılıp kurtarılarak, spor ve kent müzesine dönüştürülmesi için çalışmalar başlatılmıştır. Bu adımı Antalya’da bizzat şehrin belediye başkanı Menderes Türel yapmıştır. Bizlerin de aynı şeyi istemek ve tarihi spor salonumuzun yıkımına engel olmak hakkımızdır. 70 yıllık spor salonumuz, zaten tepeden tırnağa bir spor müzesi, spor mabedimizdir. Bu ecdat emanetinin koruma adına hepimiz çok büyük sorumluluk ve asla vazgeçemeyeceğimiz büyük bir vebal taşıyoruz. Bugün manevi dünyamızın anıt eserleri olan Mevlana Müze’mizi, Aleattin Cami’mizi, Aziziye Cami’mizi nasıl ki yıkıp, daha büyük yeni yapılarla yerlerini ikame edemezsek, Konya’nın ilk ve en eski spor salonunu da yıkıp 10, 20 bin kişilik başka spor salonları inşa ederek asla ikame edemeyiz. Ecdat yadigarı spor salonumuza biz, bizzat Konyalılar sahip çıkmalıyız. Bu yolda her birey, her mevki, her makamla; Konya’nın spor abidesi olan ilk spor salonumuzun yıkılmaması için başvurmak, medeni platformlarda emek sarfetmek boynumuzun borcudur. Konya, 100 bin metrekarelik arazinin sadece 40 da biri alanı kaplayan, kod farkı olmayan, taç kapıyı bütünleyen mink, butik tarih abidesi, ata yadigarı spor salonunu korumalıdır. Üstelik Samsun ve Konya’da eski spor salonları, spor ve şehir müzeleri olarak koruma altına alınmış ve bunu bizzat şehrin belediye başkanları açıklamıştır. Biz Büyükşehir Konya, asil Konya

halkı; Samsun, Bursa, Antalya kadar olamadık mı, olamıyor muyuz?” ifadelerini paylaştı.

ECDAT YADİGARI SALONUMUZUN YIKILMAMASI İÇİN DUA EDELİM, SONUCU ALLAH’A EMANET EDELİM, LAKİN TEVEKKÜLÜ DE HAK EDELİM Konya’nın Spor Tarihi demek olan salonumuzun yıkımdan korunmaması için her merciye başvurduğuna da değinen Altay, ayrıca şu gerçeklere de dikkat çekti: “Günlerce dua ediyoruz Allah’a, Tarihi Spor Salonumuzun yıkılmaması için. Zaman daralıyor, duanın ötesinde salonumuzun ayakta kalması için çalışmamız gerekiyor. Evet, dua edelim, neticeyi Allah’a emanet edelim, lakin tevekkülü de hak edelim. Bu salonun yıkılmasına göz yummak, ecdadımızın, bu salonda yıllar boyu ter döken ve tribünlerini dolduran ve hakkın rahmetine kavuşmuş binlerce Konyalı spor ecdadımızın da kemiklerini sızlatacaktır. Bize teslim ettikleri emaneti korumak asli görevimizdir. Konya’nın ilk ve en eski Tarihi Spor Salonu önce Allah’a, sonra da biz Konya’ya, Konyalılara emanettir. Bugün ecdat yadigarı spor salonumuzun yıkılmasına göz yumarsak, yarın çocuklarımızın, torunlarımızın, geleceğin Konya ve şehir sporcu neslimizin yüzüne nasıl bakabiliriz?”

SAMSUN, BURSA VE ANTALYA’DA, EMSAL TARİHİ SPOR SALONLARI YIKTIRILMAYIP MÜZELEŞTİRİLİYOR Konya’nın ilk spor tesisi olan tarihi salonu yaşatmamızın, Konya’nın, Konya halkının boynunun borcu olduğuna işaret eden şehrimiz spor tarihçisi Ömer Altay; “Samsun, Bursa ve Antalya’da www.metropoldergileri.com

73


KÖŞE

74

Tuğba BALDEDE BESLENME UZMANI

KIŞIN ŞİFASI BİTKİ ÇAYLARI MI? Her mevsim de tüketsekte bitki çaylarını, özellikle kış ayında mak için kullanılıyor . O yıllardan günümüze kadar kullanımı ayrı bir seviyoruz içmeyi. Bir de hastalıklar başladı mı hemen değişime uğramadan bugünlere gelmiştir. Bu da çok anlambir ot, bir bitki karışımları kaynamaya başlar. Bu yazıyı da tam lı ve değerli bir miras günümüz için. kışın kapısından girmişken yazmak istedim. Sıcağı sıcağına… Peki biz bu mirası ne kadar doğru ve verimli kullanıyoruz Bitkilerin birer ilaç olduğuna inanıyorum . Bilindiği üzere bit- emin olun bu konu üzerine bile uzun yazılar yazılabilir. Şimdi kiler ve bitki çayları çok eskilerden beri hastalıklara şifa ol- gelin kışın en çok kullanılan bitki çaylarını konuşalım.

Melisa çayı

Melisa çayının tıbbi kullanımı 2000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bitkinin Latince adı Melissa, “arı yaprağı” anlamına gelmektedir. Bitki nektarca zengin olduğu için genellikle arıları beslemek için kullanılmıştır Yaprakları sakinleştirici, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sahiptir. Uykusuzluk şikayetlerinde kullanımı etkindir. Melisa çayının bilişsel performansı ve ruh halini olumlu halde etkilediği klinik çalışmalarla ortaya konulmuştur .

Ihlamur

Kan dolaşımını düzenleyen ıhlamur çiçeğinin yatıştırıcı özelliği vardır. Öksürüklerde bağışıklık sistemini güçlendirerek, grip ve soğuk algınlığına karşı koruyucu özelliğiyle tanınır. Güçlü antioksidan içeren ıhlamur, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlarda faydalı oluyor. Boğaz ağrısına ve öksürüğe iyi geldiği gibi limon ile tüketildiğinde limondaki c vitamini etkisiyle de bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ihlamur stresi baskılıyor,

sinirleri yatıştırıyor ve kişiyi uykuya hazırlıyor.

Nane

Nane eski dönemerden beri mideyi rahatlatan ve gaz giderici bir çay olarak kullanılmaktadır. Mide bulantılarını kesici ve koku verici olarak kullanılmaktadır. Sakız, diş macunu, şeker ve daha birçok sanayi dallarında çok fazla kullanılmaktadır. Mide ve bağırsak spazmını azaltır ve gaz gidericidir. Hazımsızlığa aynı zamanda bulantıya iyi gelir. Migren,

uykusuzluk ve baş dönmesine faydası olabilir. Nefes almayı kolaylaştırıcı etkisi nedeniyle astım, grip, bronşit ve öksürük için yararlıdır. Ruhsal açıdan sakinleştirir ve rahatlatır.

Ada çayı

Antiseptik özelliğinden dolayı diş eti, damak, ağız ve boğaz iltihaplarında etkilidir. Taşıdığı uçucu bileşiklerden dolayı solunum sistemini rahatlatmada destekleyicidir. Adaçayı yağının spazm çözücü etkisinden dolayı adet sancılarının ve mide kramplarının


spazmları giderir. Solunum sisteminde balgam söktürücü özelliğe sahiptir, öksürüklerde kullanılır.

Kuşburnu

En çok C vitamini içeren meyveler arasında kuşburnu yer alıyor. Kuşburnu, C vitamininin yanı sıra K, B1 ve B2 vitaminlerini de içeriyor. Kuşburnu içeriğinde bulunan sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor içeriği sayesinde enfeksiyon ve soğuk algınlıklarına karşı bağışıklığı güçlendirip, vücut direncini artırıyor.

tedavisinde yardımcıdır. Menopoz dönemindeki belirtileri hafifletmede yararlıdır.

Papatya

Özellikle sinir sisteminden kaynaklanan mide ağrılarını azaltır. Gaz, şişkinlik, hazımsızlık hissedenler yemekten sonra içerse bu problemler azalır. Stresli ve sinirli kişilerde sakinleşmeyi sağlar. Spazm sökücü etkisi vardır. Mide ve barsak spazmlarını azaltır. Barsak hareketlerini arttırır ve idrar söktürücü etkisi vardır. Yatıştırıcı özelliği olduğu için özellikle uykusuzluk problemi olan kişilerde uyku getirici ve bedeni rahatlatıcı özelliklere sahiptir.

yardımcı oluyor. İçeriğinde manganez, magnezyum, fosfor, kalsiyum, C vitamini, B6 vitamini ve demir bulunan zencefil, ağrı kesici özelliği olduğundan baş ağrılarına faydalı olabiliyor.

REZENE

Mide ve bağırsak hareketlerini artırır. Uçucu yağı, düz kaslarda meydana gelen spazmları giderici olarak kullanılır. Bronş mukozası üzerindeki salgıları artırmada ve iltihap gidermede etkilidir. Gaz söktürücü ve süt artırıcıdır. Yemeklerden sonra rezene çayı içilmesi sindirime yardımcı olur, mide ve bağırsak hareketlerini artırır, gaz ve

Bu bitkilerin sağlıklı tüketilmesinde hazırlanması, muhafazası, saklanma koşulları gibi bir çok etkene dikkat edilmelidir. Standartlara göre hazırlanıp paketlenmeyen çaylar başta karaciğer rahatsızlıkları olmak üzere, ilaç etkileşimleri gibi sorunlarla size iyi gelecekken yeni hastalıklara neden olabilir. Bitkilerin her biri birer ilaç demiştim yazımın en başında. Bu yüzden bitkileri karışım halinde kullanmak riskli olabilir. Bitkiyi nereden aldığınız ne oranda karıştırdığız çok önemli. Karşılaşılan büyük sorun da almak istediğiniz ürün yerine görüntüsü benzer bir ürün verilebiliyor. Herhangi bir yerde satılan herhangi bir ürünü tüketiyorsanız sağlığınızla oynuyor olabilirsiniz. Eczaneler ve gerçek eczacılar bu bitkilerin doğru adresi olacaktır.

Zencefil

Zencefil de ıhlamur gibi özellikle soğuk algınlığında sıklıkla kullanılır. Zencefil, mide bulantısı, şişkinlik ve kolik gibi sindirim problemlerine karşı başarıyla kullanılabilir. Yolculuk kusmalarına karşı etkilidir. Öksürük, grip, soğuk algınlığı ve solunum yolları hastalıklarında, ısıtıcı ve yatıştırıcı etkiye sahiptir. Zencefil, faydaları sebebiyle soğuk algınlığında sıklıkla tercih edilen bitkiler arasında yer alıyor. Özellikle burun tıkanıklığına iyi gelen zencefil, terleme yolu ile vücuttan toksin atmaya da www.metropoldergileri.com

75


SAĞLIK

76

Sık uyanıyor, düzensiz uyuyorsanız dikkat!

KALP KRİZİ UYKUDAYKEN DE YAKALAR! Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır. Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır” diyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut yaptığı açıklamada, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

1. Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından. Bu şikayetleri belirgin olan

kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

2. Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor. Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

3. Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri

uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

4. Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

5. Uyku saatini kaçırmayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu


olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır. Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır” diyor.

6. Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

7. Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

8. Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor. Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği

gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

Uykuda kalp krizi nasıl bulgu veriyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir” diyor.

www.metropoldergileri.com

77


KÖŞE

78

Emine DENİZ UZM. KLİNİK PSİKOLOG

İNTERNET BAĞIMLILIĞI RAHATSIZLIĞI... Kompulsif internet kullanımı, bilgisayar bağımlılığı, internet aşırı kullanımı veya daha yaygın tanımıyla internet bağımlılığı olarak bilinen “İnternet Bağımlılığı Rahatsızlığı” (İBR); Ivan Goldberg tarafından bir şaka olarak ortaya atılmış, varsayımsal bir rahatsızlıktır. İBR, yirmi yıl öncesine ait esprili bir tanı olsa da birçokları için giderek ciddileşen gerçek bir rahatsızlık. İnternet bağımlılığı rahatsızlığının belirtileri ise şöyle sıralanıyor: • İnternet kullanım süresinin giderek artırılması • İnternet kullanım süresi artırılmazsa alınan keyfin zamanla azalması • Ağır ve uzun süreli internet kullanımı sonunda kişide öfke hali ve bunaltı görülmesi, • İnternette neler olduğu hakkında takıntılı düşünceler geliştirilmesi • İnternet hakkında fanteziler ve hayal kurma • İsteyerek ya da istemeyerek tuşlara basma hareketi yapma • Her türlü sıkıntılı durumdan kurtulmak için internete bağlanma • Genellikle planlanandan daha uzun süre internet kullanma • İnternet kullanımı nedeniyle önemli toplumsal ve mesleki etkinlikleri bırakma veya azaltma Boş zamanları sadece internet ile değerlendirme • Uykusuzluk, evlilik problemleri, işe ve randevulara geç kalma gibi sorunlara yol açmasına rağmen internet kullanımının aşırı olarak devam etmesi İnternet bağımlıları pişmanlık, kendini izole etme, yalan söyleme,uykusuzluk, sabırsızlık, bunalım, sıkıntı, çökkünlük,

endişe, korku veya kaygı ile bağlantılı rahatsızlıklar yaşarlar. Gerçek hayattan, problemlerden, hoş olmayan düşünce ve stres yaratan durumlardan kaçmak amacıyla internetin düşlemsel öğelerini kullanmayı tercih ederler. Pornografiye aşırı ilgi göstermeye başlarlar, seks içerikli konuşmalar yapar, internet üzerinden uygunsuz davranışlar sergilerler ve genellikle alkol veya sigara tüketirler. İnternet bağımlılığı hafif düzeyde olanların kendi kendine düzelmesi mümkün olabiliyor. Orta ve ağır

düzeyde bağımlı olanlarda ise psikoterapiye ihtiyaç duyulabiliyor. Davranışçı terapi çoğunlukla bu kişilerde fayda sağlıyor.

İNTERNET ALIŞKANLIĞI MI BAĞIMLILIĞI MI?

Alışkanlık; düzenli ve sürekli olarak yapılan eylemler, rutin işlerdir. Bazı alışkanlıklar olumlu, bazıları olumsuzdur. Yemekten önce ve sonra el yıkamak, haftada üç gün spor yapmak olumlu alışkan-

lıklar iken geç saatlere kadar televizyon izlemek, her hafta sonu alkol tüketmek olumsuz alışkanlıklardır. Günde 3-5 kere e-postaları kontrol etmek, her sabah ve akşam sosyal medya sitelerine girmek, her sabah e-gazete okumak da birer alışkanlıktır. Bağımlılık ise alışkanlığın bir sonraki safhasıdır. Bağımlılık, söz konusu davranışın alışkanlık ölçüsünü aşıp aşırı derecede yapılması halidir. Bir nesneye, eyleme veya kişiye duyulan önlenemez istektir. Bağımlılık, kişinin iradesini kontrol edemeyişidir. İrade ise, bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücüdür. Yani bağımlı kişi, bir şeyi yapıp yapmayacağına sağlıklı şekilde karar veremiyordur. Bağımlılıkta artık kontrolsüz bir bağ söz konusudur. Bağımlı olunan eylem yapılmadığında ya da azaldığında ortaya çıkan fiziksel veya ruhsal belirtiler ise yoksunluk olarak tanımlanır. Kişi yoksunluk belirtileri gösteriyorsa bağımlı olduğu anlamına gelir. Yeni bir e-posta gelmiş mi diye otomatik olarak on dakikada bir kontrol edenler, sosyal medya sitelerinde arkadaşlarının ne yaptıklarını takip etmeden duramayanlar, yarım saatte bir ruh halini internet üzerinden paylaşanlar, e-alışveriş sitelerinden bir türlü çıkamayanlar… Bu kişiler bu davranışları uzun süredir sergiliyorlarsa ve kendilerini bu davranışlardan alıkoyamıyorlarsa artık internet bağımlısı olmuşlar demektir.


www.metropoldergileri.com

79


ŞEHİRDE YAŞAM

80

Ayrıntı Ofset, k projesi sosyal sorumlu l engelli zihinse kapsamında 17 emayla tanışöğrencinin sin k etti. Mutlu masına öncülü k edilen buluşanlara tanıklı ri Kaldır” mada “Engelle mesajı verildi.

En özel buluşma Daha önce sinemaya gitmemiş 17 özel öğrenci, öğretmenleri eşliğinde buluşmaya katıldı. Ayrıntı Ofset görevlileri ve refakatçılar tarafından karşılanan öğrenciler salonda yerlerini aldı. Buluşmada konuşan Ayrıntı Ofset Başkanı Orhan Genç; böyle bir organizasyonu farkındalık yaratmak için düzenlediklerini, öğrencilerle beraber olmaktan çok mutlu olduklarını belirtti. Eğitim kurumunun öğretmenlerine de ayrıca teşekkürlerini ileten Orhan Genç “Özel öğrencilerin eğitiminde yer alan öğretmenleri, emekleri ve yüce gönüllülükleri için yürekten kutluyorum.” dedi. Filmi büyük bir ilgiyle seyreden öğrenciler, sinema salonundan gülümseyerek ayrıldılar.

Şehirde Yaşam


www.metropoldergileri.com

81


RÖPORTAJ

82


www.metropoldergileri.com

83


RÖPORTAJ

84


www.metropoldergileri.com

85


RÖPORTAJ

86

Metropol Konya 57  

Metropol Konya Dergisi 57. Sayı

Metropol Konya 57  

Metropol Konya Dergisi 57. Sayı

Advertisement